Diğer ·
2024/174 E. 2026/182 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2024/174
- Karar No
- 2026/182
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/174 KARAR NO : 2026/182
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MENİ, REFİ DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/08/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle:SMK 159, HMK 109, 389, 390 ve 391 maddeleri uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin "..." markasının davalı tarafından tüm kullanımlarının önlenmesini, müvekkilinin "..." markasının izinsiz şekilde kullanıldığı tüm ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde veya yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesini, "..." markasının ve bu markayı taşıyan hizmetlerin ve ürünlerin, alan adları, internel siteleri, sosyal medya hesapları, çevrimiçi salış ve rezervasyon siteleri de dâhil olmak üzere internet üzerindeki her türlü izinsiz kullarımının durdurulmasını ve önlenmesini, davalının ...ve ...linki altında yer alan "..." isimli ... ve ... hesaplarına erişimin engellenmesini, "..." markasının her türlü hizmet, ürün, tabela, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde izinsiz kullanılmasının durdurulmasını ve önlenmesini, "..." markasını izinsiz şekilde taşıyan her türlü hizmet, ürün, tabela, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tarıtita malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasını, davalının tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet fiillerinin önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, müvekkilinin "..." markasının davalı tarafından tüm kullanımlarının önlenmesini, müvekkilinin "..." markasının izinsiz şekilde kullanıldığı tüm ürünlerin üretiminin, şatış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde veya yurt dışında satışa sunulmasının, tanıtılmasının önlenmesini, "..." markasının ve bu markayı taşıyan hizmellerin ve ürünlerin, alan adları, internet siteleri, sosyal medya hesapları, çevrimiçi satış ve rezervasyon siteleri de dâhil olmak üzere internet üzerindeki her türlü izinsiz kullanımının durdurulmasını ve önlenmesini, davalının ... ve ... linki altında yer alan "..." isimli ... ve ... hesaplarına erişimin engellenmesini, "...." markasının her türlü hizmet, ürün, tabela, ambalaj, ilan, reklam, broşür, aliş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her lürlü ticari evrak üzerinde izinsiz kullanılmasının durdurulmasını ve önlenmesini, "..." markasını izinsiz şekilde taşıyan her türlü hizmet, ürün, tabela, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanılım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasını ve hükmün kesinleşmesini takiben imhasını, verilecek ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesini, dava somunda verilecek hükmün kesinleşmesini müleakip masrafları davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasını, kasraf, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile ürünlerin imhası ile ilgili masraflar ve imhasürecine kadar olacak süreçte ortaya çıkacak her türlü masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle, müvekkili tarafından kullanılan ve sahip olunan markanın herhangi bir şekilde davacıya zarar vermediğini, zira müvekkilinin kullandığı markanın davacıya ait olmadığını ve markalar arasında bariz farklar olduğunun anlaşıldığın, herhangi bir şekilde ihtiyati tedbire yönelik karar vermesi halinde herhangi bir zarara yol açmayan ve kendi gübre markasına ilişkin olarak apart otelini ...'da işleten müvekkillinin geri dönülemeyecek zararlara uğrayacağını, davacı tarafından herhangi bir şekilde ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi adına yaklaşık ispat unsurunun yerine getirilmediğini, davacı tarafın gerçeğe aykırı ve mesnetsiz iddiaları nedeniyle müvekkili aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi neticesinde müvekkilinin davacıya oranla yaşayacağı kaybın daha fazla olduğu Mahkemenin de yüksek malumları olduğu üzere açık olduğunu, davacı tarafın ekonomik gücü ile müvekkilinin ekonomik gücü arasında büyük bir fark olmakla birlikte müvekkili aleyhine verilecek bir ihtiyati tedbir kararı, müvekkilinin ticari mahvına yol açacağını, ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 13/08/2026 tarihli dilekçesi ile: Huzurdaki uyuşmazlığın sulhen çözülmesi konusunda taraflar arasında 06.08.2026 tarihinde sulh sözleşmesi imzalanmış olup, işbu sözleşmenin imzalı bir nüshası dilekçe ekinde sunulduğunu, sözleşme uyarınca, tarafların karşılıklı olarak birbirinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, bu kapsamda, HMK 315 maddesi uyarınca sulhün tasdikine ve ihtiyati tedbir kapsamında toplanan ürünlerin imhasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 13/08/2026 tarihli dilekçesi ile: Huzurdaki uyuşmazlığın sulhen çözülmesi konusunda taraflar arasında 06.08.2026 tarihinde sulh sözleşmesi imzalanmış olup, işbu sözleşmenin imzalı bir nüshası dilekçe ekinde sunulduğunu, sözleşme uyarınca, tarafların karşılıklı olarak birbirinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, bu kapsamda, HMK 315 maddesi uyarınca sulhün tasdikine ve ihtiyati tedbir kapsamında toplanan ürünlerin imhasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ; "SULH SÖZLEŞMESİ" başlıklı, 16 maddeden oluşan 9 sayfadan ibaret 06/08/2026 tarihli protokol sunulmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalığın; Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, meni, refi, ihtiyati tedbir ile hükmün ilanına ilişkin olduğu, tespit edildi. Tüm doya içeriği incelendiğinde; tarafların, davacı vekilinin sunmuş olduğu 13/08/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan 06/08/2026 tarihli sulh sözleşmesi kapsamında anlaştıkları ve sulh sözleşmesinin tasdiki yönünde karar verilmesi talepleri bulunduğundan taraflarca yapılan sulh sözleşmesinin tasdiki ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-TARAFLARIN SULH OLDUKLARI ANLAŞILMAKLA, TARAFLAR ARASINDAKİ 06/08/2026 TARİHLİ SULH SÖZLEŞMESİNİN TASDİKİ İLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-14/10/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı kapsamında toplanan ürün bulunması halinde, bu ürünlerin karar kesinleştiğinde imhasına, 3-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin harçtan mahsubu ile eksik 304,40 TL harcın davacıdan tahsiline, 4-Taraflar vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Tarafların yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yokluğunda HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/08/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır