İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/832 E. 2026/597 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/832
- Karar No
- 2026/597
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/832 Esas KARAR NO : 2026/597
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 09/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/08/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili bankanın ... Şubesi arasında 23/06/2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, borçlunun sözleşmeden doğan kredi yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine 17/01/2025 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiğini, sözleşme uyarınca rehin verilen 9 adet aracın rehindan doğan sorumluluğunun bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini davalının takibe ve icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazların haksız, kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 31/2.2. maddesi gereğince İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, davalının yetkiye ve borca ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yerleşim yeri adresinin Ankara olması nedeniyle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, aynı kredi sözleşmesine istinaden açılan icra takibi nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, rehin konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının dilekçe ekinde delil sunmadığını ve arabuluculuk sürecinin gizliliği ilkesini ihlal ettiğini savunduğunu, esasa ilişkin olarak ise rehin sözleşmesindeki belirsizlikler, rehin şartlarının mevzuata ve resmi şekil kurallarına aykırılığı, ayrıca müvekkil şirketin tüm banka hesapları ve mal varlığına soruşturma kapsamında el konulması nedeniyle ifa imkansızlığının doğduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesince şirket hakkında konkordato mühleti verildiğinden takip yapılamayacağını, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini, davacının haksız ve kötü niyetli açtığı dava nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava; Genel Kredi Sözleşmesi'nden doğan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının yaptığı haksız itirazların iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. HMK'nun 315/1.maddesi; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmünü içermektedir. Davalı vekilinin 17/0/2026 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh olduklarını imzalanan borç ödeme protokolü uyarınca herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekili 18/08/2026 tarihli dilekçesi ile davalı ile sulh olduklarını ve bu nedenle davanın konusuz kaldığını, taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep ettiği görülmüş olup mahkememizce yapılan inceleme sonucunda tarafların sulh olduğu ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmış ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın sulh nedeniyle konusu kalmadığından Davanın Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 2-Alınması gerekli 488,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 888.125,95 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 887.637,95 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana iadesine, 3-Taraflarca talep olmadığından, davacı ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonrasında oy birliğiyle karar verildi. 18/08/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır