Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5094 E. 2026/1854 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5094
- Karar No
- 2026/1854
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2626 E., 2025/2440 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/526 E., 2022/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkili hakkında ilamlı icra takibi başlattığını, takip konusu edilen .... Noterliğinde 16.03.2018 tarihli ...... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki borç senedinin aslında teminat senedi olduğunu, davalı ve gayrı resmi ortağı ...'in bazlamacı olarak açtıkları iş yerine almayı planladıkları 2017 model Kamyonet-BB Van cinsli citroen marka aracı, kredi çıkmaması nedeniyle alamamaları üzerine müvekkilinden, kendi adına araç kredisi çekmesini rica ettiklerini, müvekkilinin de davalı ve ortağını kırmayarak alınmak istenen aracın peşinatı için ... A.Ş.'den 14.08.2017 tarihinde 15.000,00 TL, 25.08.2017 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere faizi hariç 25.000,00 TL kredi çektiğini, kalan kısım için ... firmasıyla anlaşmalı olan ... kredi kuruluşundan kredi çekildiğini, ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, kredisi müvekkili tarafından çekildiği için aracın da müvekkilinin üzerine devredildiğini, bu nedenle müvekkilinin davalının talebi üzerine .... Noterliğinde 16.03.2018 tarihli ...... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde borç senedini teminat amacıyla imzalayıp verdiğini, tüm bunlara rağmen davalının iki kredinin de taksitlerini ödemediğini, iflas ettiğini beyan ettiğini, müvekkilinin icra tehdidi nedeniyle tüm taksitleri ödemek zorunda kaldığını ve aracı davacıdan teslim aldığını, ancak davalının düzenleme şeklindeki borç senedini kötüniyetli olarak ilamlı icraya koyduğunu ileri sürerek; icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, senedin teminat senedi olmadığını, teminat senedi olarak kabul edilebilmesi için bu hususun yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; senedin teminat senedi olduğunun yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, noter huzurunda düzenlenmiş senetler İcra İflas Kanunu gereği ilam hükmünde olup, bu tür takiplere karşı ancak itfa, zamanaşımı hususları ile itiraz edilebileceği, kaldı ki davacının ileri sürdüğü hususlara ilişkin senet metninde bir ibare bulunmaması, soruşturma dosyasına bu hususun da yansımamış olması karşısında verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile aralarında doğrudan kredi ilişkisi bulunduğunun Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında davalının bizzat kendi beyanlarıyla sabit olduğunu, ancak bu delillerin göz ardı edildiğini ve tanık dinletme taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, müvekkilinin çekilen kredileri ödemek zorunda kaldığını, davalının aracı teslim ederek bunu kabul ettiğini, teminat senedi iddiasının hayatın olağan akışı, taraf beyanları ve diğer yazılı belgelerle desteklendiğinde tanıkla ispatının mümkün olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ilam niteliğine haiz belgeye dayanılarak başlatılan ilamlı icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir. 1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun İlam Mahiyetini Haiz Belgeler başlıklı 38. maddesine göre; mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Düzenleme şeklindeki noter borç senedi her ne kadar ilam niteliğinde belgelerden olup, ilamlı icranın konusunu oluştursa da, maddi kesinlik arzetmediğinden ilam değildirler. Bu nedenle ilamlardan farklı olarak menfi tespit davasının konusu olabilirler. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin noter huzurunda düzenlenmiş senetlerin İcra İflas Kanunu gereği ilam hükmünde olup, bu tür takiplere karşı ancak itfa, zamanaşımı hususları ile itiraz edilebileceği yönündeki gerekçesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Öte yandan davacı, noter borç senedi kayıtsız şartsız borç ikrarını içermekte olup bunun hangi hukuki ilişki sebebiyle verildiğini ispat yükü bundan menfaati olan davacıya aittir. Davacı, mevcut delillerle iddiasını ispatlayamamış olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı netice itibariyle doğrudur. Bu nedenle sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun m. 370/4 hükmü gereğidir. 2. Yukarıda yapılan açıklamalar gereği davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı tarafın temyiz itirazlarının reddine, Sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.