Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3730 E. 2026/2477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3730
Karar No
2026/2477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/697 E., 2025/1102 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/451 E., 2023/283 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Kurum ad ve hesabına 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun (1416 sayılı) kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'nde lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimini yapan davalı ...'ın 18... ay 14 gün zorunlu hizmetini yerine getirirken, mecburi hizmetini tamamlamadan 21.12.2017 tarihinde iş akdinin hizmetin devredildiği Kurum TÜBİTAK tarafından feshedilmesi sebebi ile işten çıkarıldığını, davalı asıl borçlunun 12... ay 11 gün (4.601 gün) mecburi bakiye hizmetinin kalmış olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 247.487,79 USD alacağının ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile beraber asıl borçlu ve kefillerinden (kefillerden ...'nın sorumlu olduğu azami miktar dikkate alınarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; Kurum tarafından iş akdinin haksız olarak feshedilmiş olduğunu, müvekkilinin doktorasını tamamlayamadığı için değil, davacı Kurumun gelmesini istediği ve görevlendirme yapmadan borç tebellüğ belgesi gönderdiği için dönmek zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin davacı Kurum ile yapılmış olan taahhütnameler ve prosedür gereği görev talebinde bulunduğunu, zorunlu hizmetini yapmak üzere belirtilen 20.07.2012 tarihli ve ... yevmiye nolu ek taahhütnameyi imzaladığını ve işyerinde taahhütlerine uygun olarak çalıştığı TÜBİTAK tarafından iş akdinin haksız feshedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davalı ...'ın işten kendi isteği ile ayrılmamış olduğunu, iş sözleşmesinin cezai nedenlerden dolayı feshedilmiş olduğunu, TÜBİTAK tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesinin OHAL kapsamındaki Kanun Hükmünde Kararnamelerde öngörülen usuller dairesinde gerçekleştirilmiş olduğunu, 675 sayılı KHK kapsamında mecburi hizmete bağlı borçlu yükümlülüklerinin ortadan kalktığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili; davalılardan ...'ın iş akdinin feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını, yargılamanın devam ettiğini, kefaletnamenin geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... tarafından verilen 26.03.2012 tarihli dilekçesiyle, 25.03.2012 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığı bildirilerek mecburi hizmet görev talebinde bulunulduğu, davacı Kurumca talebinin kabul edilmesi üzerine, davalının 18.06.2012 tarihinde mecburi hizmetinin devredildiği TÜBİTAK'da göreve başladığı, TÜBİTAK ile arasında akdedilen belirli süreli iş sözleşmeleri ile davalının 21.12.2017 tarihine kadar çalıştığı, ...'ın belirli süreli iş akdinin TÜBİTAK tarafından 21.12.2017 tarihinde feshedilmesi üzerine davacı Kurumdan yeniden görev talebinde bulunduğu, ancak davacı Kurum tarafından görev talebi kabul edilmeyerek, mecburi hizmet süresinin ifa edilmeyen kısmı bakımından, davalı ... ve kefilleri hakkında tazminat kararı verildiği, bunun üzerine davalı ... tarafından Gebze İş Mahkemesinde açılan işe iade istemli davanın reddine dair verilen kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 247.487,79 Amerikan Dolarının (Davalı ...'nın 140.000,00 USD'nin sorumlu olmak üzere) tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı ile ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kefillerin imzaladığı kefalet senetleri ve ek kefalet senetlerinin sırasıyla 20 04... yıllarında imzalandığı, dava tarihinin ise 20.12.2019 olduğu dikkate alındığında tüm kefiller yönünden hak düşürücü sürenin dolduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü istinaf nedenleri incelendiğinde; dava konusu uyuşmazlıkta sorumlu olan ... tarafından imzalanan yüklenme senedinde asıl borçlu açısından öngörülmüş bir faiz başlangıç tarihinin bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi sarf tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceği, bu durumda dava veya temerrüt tarihinden itibaren faizin başlatılması gerektiği, kararda faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak yazıldığı, ancak davalının faiz başlangıç tarihi yönünden istinafa gelmediği, bu durumda faiz başlangıç tarihinde davacı aleyhine bir değişim yapılamayacağı, Mahkemece, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde ve dava tarihindeki harca esas değer üzerinden vekalet ücretinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ...'ın istinaf sebepleri incelendiğinde ise; davalının 675 sayılı KHK ile ihraç edilmediği, bu kararname hükümlerinin davacı yönünden uygulanamayacağı, mecburi hizmet süresini tamamlamayan davalı hakkında yürütülen soruşturma sonucunun beklenmesinin sonuca etkili olmadığı, uyuşmazlık miktarının tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; davacının başvurusunun esastan reddine, davalı ...'ın başvurusunun esastan reddine, davalı kefillerinin başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden davanın kabulü ile 247.487,79 USD'nin tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı ile ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı kefiller yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; kefiller yönünden davaya konu borcun muaccel olduğu tarihin iş akdinin feshedildiği tarih olduğunu, davalı bursiyer ve kefiller tarafından 20.07.2012 tarihli ek taahhüt ve kefalet senetleri için herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; 675 sayılı KHK'nın 10. maddesinin hatalı yorumlandığını, müvekkilinin iş akdi, “KHK’larda öngörülen usuller” çerçevesinde sona erdirildiğini, 675 sayılı KHK’nın 10. maddesinin, yalnızca isim listesinde yer alanları değil, KHK usulleri ile kamu görevinden çıkarılan tüm kişileri kapsadığını, uygulamada 675 sayılı KHK listesinde yer alıp almadığı değil, hangi usulle çıkarıldığı esas olduğunu, borç hesaplama yönteminin hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı bulunduğunu, karar Anayasanın eşitlik ilkesi ve masumiyet karinesine aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, lisans, yüksek lisans ve doktora yapmak için yurt dışına gönderilen davalı ...'ın mecburi hizmet görevine başlatıldıktan sonra ilişiğinin kesilmesi nedeniyle yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen fesih ile bursiyerin hak ve yükümlülüklerini düzenleyen maddelere, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın denetime ve hüküm vermeye elverişli olmasına davalı kefiller tarafından verilen kefaletin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 598. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen on yıllık sürenin geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkmış olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılan bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3730, K. 2026/2477, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3730-e-2026-2477-k-bb9b75e98fcc