Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3554 E. 2026/475 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3554
Karar No
2026/475
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/384 E., 2025/874 K. DAVA TARİHİ : 25.07.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2025/5 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 24.08.2009 tarihinde dava dışı ...'den Samsun ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 16 07... parselde kayıtlı ... Evleri sitesi 40/1Sk., 1B/28 adresine kayıtlı taşınmazı kaba inşaat şeklinde satın aldığını, müvekkilinin malik sıfatıyla iyiniyetli olarak gayrimenkulün içini, elektrik bağlantılarını, boya-badana işlemlerini yaptırdığını, daha sonra davalı şirketin Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/446 E., 2018/313 K. sayılı dosyasında açtığı tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile tapunun iptaline ve şirket adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek; müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki iyiniyetli tadilat ve iyileştirme nedeniyle oluşan objektif değer artışının şimdilik 10.000,00 TL belirsiz alacak olarak davalıdan tespit tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26.03.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 362.430,38 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı iyiniyetli olduğunu iddia etmekteyse de kesinleşen tapu iptal ve tescil davasında davacıya yapılan satış işleminin muvazaalı ve davacının da bu muvazaanın tarafı olduğunun kesinleştiğini, bu durumda iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, ayrıca bağımsız bölümün davacıya temlik edildiğinin öğrenilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından davacıya gönderilen ... Noterliğinin 30.12.2009 tarihli ihtarnamesi ile yapılan devrin yasal olmadığı ve hukuki yollara başvurulacağının da bildirildiğini, davacı tarafın aleyhine dava açılacağını bildiği halde kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat projesine uygun olarak yapımı tamamlanan bağımsız bölümde hiç gereği yokken, yaptırıldığı iddia olunan tadilat ve imalat bedellerini müvekkilinden istenmesinin iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu bağımsız bölümün dosyamız davacısı ...'e muvazaalı olarak temlik edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında; davanın kabulü ile taşınmazın tapusunun iptaline karar verildiği ve kararın 26.01.2022 tarihinde kesinleştiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 995. maddesindeki düzenlememe karşısında mahkemede oluşan vicdani kanıya göre; davacı tarafın iyiniyetli olmadığı, zira taşınmazı natamam aldığı hususunu ispatlayamadığı, bu hali ile iyiniyetli olmayan davacı tarafın ancak zorunlu giderlerin tazminini talep edebileceği ancak dosya kapsamında itibar edilen bilirkişi raporuna göre de; Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/228 D.İş sayılı dosyasına sunulan 06.10.2009 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazdaki doğalgaz tesisatı ve kombi dışında bulunan diğer imalatların davalı şirket tarafından yapıldığının benimsenmek suretiyle davacı tarafın yapmış olduğu imalatların faydalı imalatlar kapsamında kaldığı, bu durumda haksız zilyet konumunda bulunan davacının bu imalatlar için herhangi bir bedel talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine yönelik istinaf incelemesine konu kararının neticesi itibarı ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin haksız zilyet olmadığını, masrafların yapıldığı tarih itibariyle haklı ve yasal malik olduğunu, ancak davalının hukuka karşı hile yaparak tapuyu iptal ettirdiğini, müvekkilin taşınmaza yaptığı tüm imalatların zorunlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapusu iptal edilen taşınmaza iyiniyetli zilyet olarak yapıldığı iddia edilen masrafların iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğunun, TMK'nın 995/2 maddesine göre iyiniyetli olmayan zilyetin, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebileceğinin, davacının yaptığı masrafların zorunlu masraf kapsamında kalmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3554, K. 2026/475, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3554-e-2026-475-k-a4d661d80c5a