Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3394 E. 2026/449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3394
- Karar No
- 2026/449
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1086 E., 2025/1236 K. DAVA TARİHİ : 30.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1596 E., 2023/505 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı İdare arasında 17.09.2019 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davaya konu doğal kaynak suyu için ilk yıl kira bedelinin 3.251.000,00 TL+KDV kararlaştırıldığını, ilgili kira sözleşmesinin Eylül 2020/2021 dönemi için son kira bedelinin ise 3.625.909,75 TL+KDV olarak belirlendiği, müvekkilinin kira sözleşmesi kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kira bedellerinin süresinde ve eksiksiz olarak ödendiğini, ancak davalının kira sözleşmesi kapsamında ÜFE oranında yaptığı kira artışı tahakkukunun fahiş ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kira artışının on iki aylık TÜFE ortalaması nazara alınarak, Eylül 2021/2022 dönemi için yıllık 4.323.897,37 TL+KDV olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu sözleşme türünün ürün kirası olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 344. maddesinin davaya konu kaynak suyu kiralamasında uygulanmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 16.09.2019 baslangıç tarihli kira sözlesmesi ile 10 yıl süreyle doğal kaynak suyunun kiraya verildiği, kira sözleşmesindeki bu belirlemeye göre kiralananın nitelik itibariyle 6098 sayılı Kanunun 357. maddesi ve devamı hükümlerinde düzenlenen ürün kirası hükümlerine tabi olduğu, sözleşmenin "Sözleşmenin Bedeline Sonraki Yıllarda Uygulanacak Fiyat Farkı" başlıklı (8.) maddesinde “Takip eden yıllar kira bedelleri ise bir önceki yıl kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (bir önceki yılın aynı ayına göre % değişim oranı) oranında artırılması suretiyle bulunacaktır” hükmünün yer aldığı, anılan hüküm uyarınca yeni dönem kira bedelinin artırılması için TÜİK tarafından yayınlanan Üretici Fiyatları Endeksinin bir önceki yılın aynı ayına göre % değişim oranı esas alınarak hesaplanacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak talep edilen kira bedeli ile son ödenen kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine, 145.353,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; mahallinde inceleme yapılmadan kiralananın niteliğinin belirlenmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, kiralananın ürün kirası olarak nitelendirilmesi ihtimalinde dahi 6098 sayılı Kanunun 339/2. maddesi uyarınca ürün kirası hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, yine aynı Kanunun 344. maddesi gereğince kira artışının on iki aylık TÜFE ortalamasını aşamayacağı gözetilmeden davanın reddine ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürülerek, kararın bozulması talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kaynak suyu kiralama sözleşmesindeki artış oranının TÜFE olarak tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan 17.09.2019 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan doğal kaynak suyunun 6098 sayılı Kanunun ürün kirası hükümlerine tabi olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.