Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3470 E. 2026/528 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3470
- Karar No
- 2026/528
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/213 E., 2025/1056 K. DAVA TARİHİ : 28.12.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/677 E., 2023/538 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalının hukuki yardım talebinde bulunduğunu ve kendisinin vekil tayin edildiğini, yapılan görüşmede ilamsız takip ve sonrasında yaşanabilecek süreçle ilgili gerekli bilgiler verildikten sonra davalı adına vekaleten davalının kızı aleyhine icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali davası için gerekli dava dilekçesinin hazırlandığını ve davalının talebi üzerine görüşme yapmak için davalının yaşadığı ...'e gittiğini, burada hazırlanan dilekçenin bir örneğinin davalı tarafından paraflandıktan sonra itirazın iptali davası açılmak üzereyken, .... Noterliğinin 01.06.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava sürecinin uzun ve masraflı olduğu öğrenildiğinden dava açılmasının istenmediğinin belirtildiğini, bunun üzerine 10.06.2022 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yaptığı masraflar ve avukatlık ücretinin ödenmesinin davalıdan talep edildiğini, ancak davalının ödeme yapmayacağını belirttiğini, müvekkilinin ...'e çocuğu ve çocuğuna bakmak üzere bakıcısı ile birlikte gittiklerini, davalı tarafından hukuki yardıma ilişkin ücretinin ve yol masrafının da ödenmediğini ileri sürerek; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 2 saatlik danışma ücreti olan 1.900,00 TL'nin 23.04.2022 tarihinden, 24.600,00 TL çağrı üzerine gidilen yerde danışma ücretinin 11.05.2022 tarihinden, ...'e hukuki danışmanlık yapmak üzere gitmesi nedeniyle yaptığı 1.972,54 TL masrafın ve itirazın iptali davası açılması için hazırlanan dava dilekçesi nedeniyle 1.900,00 TL dilekçe yazım ücretinin 11.05.2022 tarihinden ve icra takibi nedeniyle hak kazandığı 104.354,82 TL icra vekalet ücretinin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının icra takibinin açılması için 6.000,00 TL takip masrafı haricinde ayrıca bir ücret talep etmediğini, ücretini zaten karşı taraftan tahsil edilecek bedel içinden alacağının belirtildiğini, davacının duran takibin devamı için 22.000,00 TL'yi aşacak bir harç ödenmesi gerektiğini ilk kez takibin itiraz üzerine durmasından sonra bildirdiğini, daha öncesinde takibin durması ve dava açılması durumunda yapılması gereken masraflara ilişkin hiçbir bilgilendirme yapmadığını, müvekkilinin davacıyı ...'e davet etmediğini, davacının kendi isteğiyle ve ziyaret amaçlı geldiğini, ziyaretin ardından müvekkilinden 25.000,00 TL para istediğini, bu talebin kabul edilmediğini, ardından davacının itirazın iptaline dair harç hesaplamaları ve bununla ilgili olarak davanın bir yıl içinde açılması gibi artık geç kalmış bilgileri müvekkiline ilettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 23.04.2022 tarihli görüşme için danışma ücreti talep edilmekteyse de; anılan görüşmenin, icra takibinin başlatılmasına yönelik ön görüşme niteliğinde bulunduğu, icra takibi için ücret hesabı yapıldığından, ayrıca görüşme ücreti talep edilemeyeceği, 11.05.2022 tarihinde ...'de yapılan görüşmenin davalının talebiyle yapıldığına yönelik ispat yükümlülüğü davacıda olup davacının iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle danışma ücreti ve masraf talebinin yerinde olmadığı, itiraz üzerine duran takip nedeniyle işlem yapılmamasına ilişkin davalı tarafça davacıya hitaben gönderilen .... Noterliğinin 01.06.2022 tarih ve 7244 yevmiye sayılı ihtarnamenin davacıya ulaştığı 10.06.2022 tarihi itibariyle, 2022/807 E. sayılı icra takibinde akdi vekalet ücretinin muaccel hale geldiği, hükme esas alınan raporda; icra takibi nedeniyle akdi vekalet ücretinin taraflar arasında ücret sözleşmesi olmadığından takip tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan maktu 900,00 TL, itirazın iptali talepli dava dilekçesi taslak yazım ücretinin 1.030,00 TL, icra dosyasında takip masrafının 5.897,09 TL olacağı, davalı tarafından davacıya gönderilen 5.900,00 TL'nin mahsubu halinde davacının bakiye alacağının 1.927,09 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 1.927,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı; icra takibinin açılması ve takibin durmasıyla işin tamamlandığını ve akdi vekalet ücretinin muaccel hale geldiğini, bu aşamadan sonra yapılacak tek şeyin itirazın iptali davası açmak olduğunu ancak davalının ... 2. Noterliğinin 17.06.2022 tarihli ihtarnamesinde, açıkça icra işlemlerine devam edilmemesini talep ettiğini, bu nedenle avukat olarak yapılacak bir işlem kalmadığını, iş bu ihtarnamede yer alan ifadelerin örtülü bir azil olduğunu, taraflar arasında ücret sözleşmesi de bulunmadığından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 164/4 maddesine göre akdi vekalet ücretinin hesaplanması gerekirken maktu ücret hesabının yerinde olmadığını, 14.08.2023 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, tarafınca sunulan hukuki mütalaa ile hükme esas alınan rapor arasında çelişki bulunmasına rağmen bu çelişkinin giderilmediğini, dava dilekçesindeki tüm iddiaların sunulan deliller ve tanık beyanlarıyla ispat edildiğini, buna rağmen taleplerin reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup davacının iddialarını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190/1 maddesi hükümlerine göre ispatlayamadığının anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 1136 sayılı Kanunun 164/4 maddesine göre; Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir. (Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Aynı Kanunun 174. maddesinde; '' Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret istiyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.'' düzenlemesi bulunmaktadır. ... İcra Müdürlüğünün 2022/807 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... vekili Av.... tarafından borçlu Feyza Bağcı aleyhine 25.04.2022 tarihinde toplam 1.139.247,07 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosyamız davacısı Av.... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlenen itirazın iptali dava dilekçesinin müvekkili-dosyamız davalısı ... tarafından ''okudum, kabul ettim.'' yazılarak imzalandığı görülmüştür. Yine davalı tarafça davacıya keşide edilen .... Noterliğinin 01.06.2022 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamesinde özetle; ''... İcra Dairesinin 2022/807 E. sayılı icra dosyasına dair müvekkili ...'nın borçlu kızı F.B.ye karşı açmış bulunduğu icra takibine ilişkin olarak şu aşamada itirazın iptali yahut kaldırılmasına dair işlem yapılmamasına ilişkin iradesinin'' yazılı olarak bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında; her ne kadar dava tarihi itibariyle taraflar arasında azil ya da istifa bulunmuyorsa da davalı tarafından davacıya gönderilen 01.06.2022 tarihli ihtarnameyle itiraz üzerine duran ilamsız takip dosyasında itirazın iptali yahut kaldırılmasına dair işlem yapılmamasının bildirildiği, bu aşamadan sonra davacının vekil olarak görevini ifa etmekten alıkonduğu, takip dosyasında davacı tarafından yapılacak bir işlem kalmadığından davacının işi sonuna kadar takip etme görevini yerine getirdiği ve akdi vekalet ücretinin muaccel hale geldiği gözetildiğinde, taraflar arasında ücret sözleşmesi bulunmaması nedeniyle uygulanması gereken 1136 sayılı Kanun'un 164/4 maddesi hükmü gereği müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerekirken maktu vekalet ücreti hesaplanan rapor hükme esas alınarak karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.