İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/115 E. 2026/119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/115
- Karar No
- 2026/119
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/115 Esas - 2026/119 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/115 Esas KARAR NO : 2026/119
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin paslanmaz çelik çubuk, altı köşe, lama, kare ve bunların yanında saç, boru ve fittings malzemeler satışı yapmakta olduğunu, çeşitli zamanlarda davalı-borçlu şirkete malzeme satışı yaptığını, davacı tarafından davalı-borçlu şirketçe alınan malzemelerin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davacı şirket ile davalı-borçlu şirket arasında 2020 yılında başlayan alım-satım ilişkisinin 2022 yılının sonlarına kadar devam ettiğini, borçlu şirket tarafından 19.10.2022 tarihinde imzalanan mutabakat metninde davalı-borçlu şirketin 33.878,17 TL davacı şirkete borçlu olduklarını kabul ettiğini, devam eden süreçte davalı-borçlu şirket tarafından davacı şirketin alacağının davalı-borçlu şirket tarafından ödenmediğini, davacı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının borca itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalı-borçlu davacının borcunun olmadığını iddia etmişse de durumun gerçeği yansıtmadığını, davacının alacağının davalı-borçlu tarafından ödenmediğini, davacıya ait ticari defterler ve davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde davalının davacı tarafından düzenlenen ve mevcut ticari ilişkinden kaynaklanan faturalara ve içeriğine hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve 257 nci maddeleri ile 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü ile ticari defterler dışında vergi dairesi kayıtlarından da bu durumun açıkça anlaşılabileceğini, dava dilekçesinde açıklamaya çalışılan itirazın iptali talebi ile davacı adına zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ... arabuluculuk dosya numarası kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davalının haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun asıl alacak miktarının %20 oranında icra-inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: -... esas sayılı icra takip dosyası, -Fatura, Ba-Bs formları, ticari defter kayıtları, -Bilirkişi raporu: 19/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının dava konusu talebinde haklı olup olmadığı, taraflar arasında alacaktan kaynaklı itirazın iptali davası kapsamında itirazın iptali ile takibin devamı hususundaki nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, ... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından 33.311,39 TL asıl alacak, 7.349,95 TL işlemiş faizi, 6.423,17 TL işlemiş faizi, 1.092,43 TL işlemiş faizi, 1.775,77 TL işlemiş faizi, 2.812,76 TL işlemiş faizi ile toplam 52.765,47 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, takip dosyası kapsamında düzenlenen Örnek ... No’lu Ödeme Emri’nin borçlu şirkete tebliği üzerine borçlu şirket tarafından takibe itirazda bulunulması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmediği kayıt ve deftelerin bulunduğu iletişim adres ve bilgilerini mahkemeye bildirmediğinden davacının ticari defter ve kayıtları içeriğinin kabul etmiş sayılacağının ihtarının yapıldığı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun, tutulup tutulmadığının tespitinin yapılamadığı, davacı şirkete ait ticari defter, belgeleri ve kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalıdan 33.878,18 TL alacağının olduğu tespit edildiği, davacı şirket tarafın takip dosyasında 33.878,18 TL alacağın tahsili talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davacı alacaklı tarafından talep edilebilecek toplam alacak miktarının 33.878,18 TL olduğu, davacının ticari defter, belgeleri ve kayıtlarına göre, icra takip tarihi dava tarihi itibariyle davalıdan 33.878,18 TL alacaklı olduğu, icra inkar tazminatı talebi hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi ihtimaline göre talep edilebilecek icra inkar tazminatı miktarının (33.878,18 % 20) 6.775,63 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, malların teslim edildiğini; ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile davacının ticari defterlerinden, davacının edimini ifa ettiği kabul edilmiştir. Davacı ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacı ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, süresinde tasdiklerinin yapıldığı görülmüştür. Bu haliyle davalının davacıya faturadan kaynaklanan 33.878,17 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir. Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 33.878,17 TL alacaklı olduğu, mahkememizce yapılan faiz hesabı neticesinde davalının temerrüdünden itibaren 19.454,018 TL faiz işlediği anlaşılmakla, asıl alacak ve faiz toplamı olmak üzere 52.765,47 TL üzerinden davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle hükmedilen 52.765,47 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, Hükmedilen 52.765,47 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 3.604,41 TL harçtan peşin alınan 637,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.967,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 5.930,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair,Davacı Vekili Av. ...'nin (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.