İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/384 E. 2026/117 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/384
- Karar No
- 2026/117
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/384 Esas - 2026/117 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/384 Esas KARAR NO : 2026/117
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ... A.Ş.'nin yetkilisi ve sermaye sahibi ...'nin, ... ve eşleri ile birlikte çocuklarının aynı okula gitmeleri vesilesiyle tanıştığını ve yaklaşık 3 yıldır devam eden arkadaşlıklarının olduğunu, davalı bir zaman sonra, her iki tarafın da ortak tanıdığı ve mali müşavirliklerini yapan ... isimli şahsın otomobilini satın almak istediğini, bu aracı vadeli olarak satın alabilmek için, davacı şirket yetkilisi ...dan vadeli çekler istediğini, müvekkili şirket yetkilisi aralarında doğan arkadaşlığa binaen önce 31.05.2024 keşide tarihli, ... seri numaralı 1.200.000,00 TL'lık bir adet çeki keşide ederek davalıya verdiğini, davalının söz konusu çekin keşide tarihi yaklaşınca bu miktarı ödeyemeyeceğini beyan ettiğini ve müvekkilinin bu çek bedeline ilişkin ödemeyi öteleyebilmesi için başka çekler talep ettiğini, verdiği çeki kurtarmak isteyen ve o tarihlerde davalıya hala güven duyan müvekkilinin bu çeki geri alabilmek için davalıya; 31.08.2024 keşide tarihli, ... seri nolu, ... Bankasına ait 300.000,00 TL, 30.09.2024 keşide tarihli, ... seri no'lu, 495.000,00 TL bedelli ve 12.10.2024 keşide tarihli, ... seri no'lu, 800.000,00 TL'lık çeki keşide ederek davalıya teslim ettiğini, davalının sonradan anlaşıldığına göre aralarında ... firmalarının da olduğu çeşitli üçüncü kişilere borçlarına karşılık ciro yolu ile teslim ettiğini, keşide tarihleri gelen bu çeklerin 300.000,00 TL ve 495.000,00 TL miktarlı olanlarını çalıştığı banka ile olan ticari itibarının bozulmaması ve üçüncü kişilere karşı çek keşidecisi olduğu için ödemek durumunda kaldığını, her iki çekte keşide tarihlerinde muhatap banka aracılığı ile lehtarlarına ödenmiş olduğunu, üçüncü 800.000,00 TL'lık çek ise davalı tarafından kendi servis araçlarının bakım ve tamiri ile uğraşan ... Bölgesinde tamirhanesi bulunan ... isimli şahsa, davalı ... tarafından verildiğini, müvekkili davacı şirket yetkilisi ...ın defalarca, şifahen, ödemek zorunda kaldığı çek bedellerini ve o tarihlerde henüz ödenmemiş olan çek yapraklarını, davalı ...'dan istediği halde, sürekli kaçamak beyanlarda bulunarak buna yanaşmayan davalı geri ödemeye ve çek yapraklarını teslime yanaşmadığını, bu durum üzerine davacı tarafça 20.09.2024 tarihinde bu çek miktarlarına karşılık itirazın iptaline konu icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı vekili aracılığı ile "böyle bir borcu olmadığını" ileri sürerek takibi durdurduğunu, bu dönem içerisinde taraflarının şahsi gayreti ile 800.000,00 TL'lik çeki elinde bulunduran üçüncü kişi ... ile irtibata geçildiğini ve 100.000,00 TL ödeme yapılarak bu çekin teslim alındığını, davalının bu kişiye 05.10.2025 vadeli 230.000,00 TL'lik bono verdiğini, bu tarih geldiğinde davalı ...'a bono bedelini öderse, ... 100.000,00 TL'yi müvekkiline ödeyeceğini, bu sebeple bu miktar iş bu itirazın iptali davasına konu edilmediğini, müvekkili şirket tarafından borçlu olmadığı halde ödenmek zorunda kalınan ve davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olan biri 300.000,00 TL ve diğeri 495.000,00 TL olan toplam 795.000,00 TL'sı için bu davayı açtığını, davalı/borçlu olan ...'nun ... esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin 795.000,00 TL'si üzerinden devam etmesini talep ettiklerini, ayrıca, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hususlarında da müvekkilinin lehine bir karar alınması adına, ilgili giderlerin ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde 17.12.2024 tarihinde ... başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğu ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığı şeklinde beyanda bulunmuş ise de arabuluculuk tutanağının aslı veya onaylanmış suretinin dosyaya sunulmamış olduğunu, mahkememiz dosyasına kazandırılan ve ... ve ... gelen müzekkere cevaplarından görüleceği üzere müvekkilinin bilanço usulü defter tutmakta olup ilgili Kanunlar ve Yargıtay'ın yerleşik kararları çerçevesinde esnaf değil tacir sayılmakta olduğunu, müvekkilinin ticari işletmesinden davacıya vermiş olduğu hizmetler nedeniyle fatura kesmiş olup uyuşmazlığın ticari iş ile ilgili olduğunu, müvekkilinin oto kiralama, şoför ve şoförsüz araç kiralama, organizasyon, tamir bakım, hizmet bedeli alanlarında hizmet veren iş yeri sahibi ve yetkilisi olduğunu, davacı ile müvekkili arasında arkadaşlık dışında ticari olarak da bir ilişki başladığını ve davacının, müvekkilinden hizmet satın aldığını, davacının aldığı hizmetlere ilişkin iş bu davayı ilgilendirir faturaları düzenlediğini, davacı her ne kadar dilekçesinde müvekkilinden birkaç defa servis hizmeti aldığını ve bu hizmetlerin karşılığını ödediğini iddia etmiş ise de ödemelerin hepsinin yapılmadığını, yalnızca açıklanacağı üzere çekler ile ödeme yaptığını, davacı, müvekkilinden personel taşımacılığı (servis hizmeti) ve organizasyon ve personel taşımacılığı, yurt içi misafir taşıma hizmeti ve araç kiralama gibi hizmetleri aldığını, ekte sunulan 29.06.2024 tarihli 300.000 TL meblağlı ve 29.06.2024 tarihli 495.000 TL meblağlı faturaların bu hizmetlerle ilgili olduğunu, davacı taraf, ekte sunulan faturalara ilişkin, müvekkiline aldığı hizmet bedeline karşılık ödemeleri nakit yapamadığını, akabinde 31.08.2024 keşide tarihli, ... seri nolu, 300.000,00 TL. meblağlı ve 30.09.2024 keşide tarihli ve ... seri nolu 495.000,00 TL meblağlı çekleri borcuna karşılık verdiğini, davacı dilekçesinde her ne kadar bir takım diğer çeklerden bahsetmiş olsa da itirazın iptali davasını yalnızca 31.08.2024 keşide tarihli, ... seri nolu, 300.000,00 TL meblağlı ve 30.09.2024 keşide tarihli ve ... seri nolu 495.000,00 TL meblağlı çeklere istinaden 795.000,00 TL için açmış olduğunu, müvekkili tarafından davacı yana verilen hizmetler yalnızca ekte sunulan faturalar ile sınırlı olmadığını, davacının, davalı müvekkilinden başkaca hizmetler de almış olup faturalarda yer alan hizmet bedellerini halen ödemediğini, müvekkiline hem aldığı hizmetler karşılı ödememiş hem de müvekkili hizmet almışcasına danışmanlık hizmet bedeli adı altında 23.10.2024 tarihli 1.250.000,00 TL bedelli fatura kesmiş, akabinde müvekkilinin böyle bir hizmet alınmaması nedeniyle yasal süresi içerisinde 31.10.2024 tarihinde iade faturası kestiğini belirterek; öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -Fatura, ticari defter ve kayıtlar, -... esas numaralı icra takip dosyası, -Bilirkişi raporu: 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki ticaret, çek ile borç verme ilişkileri nedeniyle meydana gelmiş işlemlerin ticari defter kayıtlarında ticari faaliyetleriyle ilişkili olarak yer aldığı, tarafların defter kayıtlarının karşılıklı olarak uyumlu olmadıkları, davacının icra takibi başlattığı alacak miktarı 1.500.000,00 TL iken, itirazla durmuş takibin (31.08.2024 tarih ... nolu, 300.000,00 TL - 30.09.2024 tarih ... nolu 495.000,00 TL) 795.000,00 TL üzerinden devamı talebinde bulunulduğu, davalı vekili davaya cevabında alacağa konu çeklerin, aynı (300.000,00 TL+495.000,00 TL) tutardaki, 29.06.2024 tarihli faturalar karşılığı düzenlenmiş ve ödemeler için olduğunu belirttiği, davalının ticari defter kayıtlarının beyanları doğrultusunda olduğu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, "muhtelif tarihli çekler ve borçlu adına yapılan ödemeler" iddiasına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında taşımacılık sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, fatura düzenlendiğini, hatır amaçlı çekler verildiğini, davalı tarafından, verilen çeklerin ödenmediğini, bu nedenle başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde taraf defterlerinin uyumlu olmadığı, davacının kendi ticari defter ve kayıtları ile davacının davalıdan alacaklı değil, borçlu olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davalının davacıya borçlu göründüğü ancak borcun davacının takibe konu ettiği "muhtelif tarihli çekler ve borçlu adına yapılan ödemeler" şeklinde görülen bir kayda rastlanılmadığı görülmekle, itirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu hususu da göz önünde bulundurularak davacının işbu takibe konu alacağını ispat edemediği anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalının kötü niyet tazminat talebinin incelenmesinde icra takibinin durdurulmasına karar verilmediğinden ve davacının kötü niyeti ayrıca ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 6.076,58 TL harçtan çıkarılarak artan 5.344,58 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 125.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ..., Davalı Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.