Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5867 E. 2026/4082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5867
- Karar No
- 2026/4082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2582 E., 2025/1646 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/83 E., 2024/264 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; tarafların kardeş olup muris ... ...'ın çocukları olduklarını, davalı ...’ın ise davalı ...'in oğlu olduğunu, ... ... ve dava dışı ... ...’ın, Sivas ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 133 ada, 15 parsel sayılı taşınmaza yarı hisse ile malik olduklarını, muris ... ...’ın hissesini 30.11.1993 tarihinde davalı ...’a temlik ettiğini, ...’ın da taşınmazı bilahare 03.07.2012 tarihinde diğer davalı oğluna tapuda satış göstermek suretiyle devrettiğini, taşınmaz üzerinde davacının da yasal miras hakkı bulunduğunu, satışa yönelik devrin tarafların gerçek iradesini yansıtmayıp, mirasçılardan mal kaçırmak gayesiyle muvazaalı olduğunu beyanla taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; tapudaki satış değeri üzerinden harcın tamamlanması gerektiğini, 10.03.1994 tarihli davacı tarafından imzalanan veraset intikal belgesinde dava konusu taşınmazın yer almadığını, davacının bu devirden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, 25 yıl sonra açılan davanın iyi niyetten uzak olduğunu, ...’ın 1981 yılından 2008 yılı sonuna kadar nakliye işi ile uğraştığını, 3 adet kamyonu olduğunu, kazancının taşınmazı alabilecek düzeyde olduğunu, hem kamyonculukta hem de amcasından devraldığı dükkanın kazancı ile babasına ait olan hisseyi satın aldığını, murisin dava konusu dükkan hissesi dışında müvekkili ...’e devredilmeyen çok sayıda gayrimenkulü bulunduğunu, ticari işletmenin davalı ...’in mali sıkıntıya düşmesi ve borçlanması üzerine oğlu olan davalı ...’a devrediliğini, 2008 yılından itibaren ticaretle uğraşan müvekkil ...’ın babasına ait tüm borçları kapatarak işletmeyi geliştirdiğini, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın alan iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; araştırmanın hüküm tesisi için yetersiz olduğu gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak belirtilen eksikliklerin tamamlanması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların murisi taşınmazlarının tamamını oğluna devretmemiş olup muris muvazaasından söz edilemeyeceği, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yargılama safhasında murisin diğer çocuklarıyla da aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığı, ayrıca tüm malvarlığını devretmediği, söz konusu taşınmaz devrinde gerçek iradenin mirasçılardan mal kaçırmak kastıyla bu devrin yapıldığına dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak açık ve somut bir tespitin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı yapıldığının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddeleri gereğince davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla; çekişme konusu taşınmazın mirasbırakan tarafından ilk el davalı oğlu ...’e temlikinin muvazaalı olmadığı, ilk temlikin muvazaalı olmadığının kabulü nedeniyle ikinci el diğer davalı ...’nin iktisabının iyi niyetli olup olmadığının incelenmesine gerek bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.