Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3432 E. 2025/5158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3432
- Karar No
- 2025/5158
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3486 E., 2024/27 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/713 E., 2022/961 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin tatil amaçlı olarak davalı ... A.Ş.'ye ait .. .. .. Otelinde konaklamaktayken 22.07.2014 tarihinde sahilde ".." isimli su sporu aracına bindiğini ,süratle yükselen araçtan dengesini kaybederek yaklaşık 7 m yükseklikten düştüğünü, yaralandığını, bu spor hakkında bilgilendirilmediğini riski bilmediğini, düştükten sonra otel personelinden kimsenin kendisiyle ilgilenmediğini, ambulans çağrılmadığını, otelin ambulansının ücretli olduğunun bildirildiğini, su sporu işletmecisinin ambulansının geldiğini, ..daki hastanelere gittikten sonra kendisinin ambulans ayarlayarak 2.000,00 TL ücret karşılığında ..'e naklini sağladığını, ameliyat olduğunu halen felç kalma riskinin bulunduğunu, işe gidemediğini, zorunlu ihtiyaçlarını dahi tek başına göremediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi giderinin, nakil masraflarının, müvekkilinin bu süreçte meydana gelen kazanç kaybının, çalışma gücünün azalmasından doğan zararına karşılık şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile tedavi süresinin uzunluğu, bu süreçte yatalak olması, normal yaşamına hala dönememiş olması nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 415.329,87 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı .. Ltd. Şti. vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, su sporları aletlerinin tamanının tehlike arz eden aletler olduğunu, müvekkiline ait işletmede ilgili kurumlardan gerekli izinlerin alındığını, her türlü güvenlik tedbirinin bulunduğunu, eğitimli personelin çalıştığını, işyerinin diğer davalıdan kiralandığını, daha sonra dava dışı .. Turizme kiralandığını, işletmenin görünür yerlerinde su spor aletlerine ait tehlike uyarı levhalarının mevcut olduğunu, müşterilerin sözlü olarak da bilgilendirildiklerini, davacıya ilk müdahalenin müvekkilinin personeli olan kaptan tarafından yapıldığını, davacının hastane masraflarının tamamının ... Turizm tarafından karşılandığını, davacının tedavisinin tamamlanmasının teklif edildiğini ancak davacının kendisinin kabul etmeyerek kendi kararı ile ..'e gittiğini, davacının kendi eylemleri sonucunda yaralandığına müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkilinin turizm tesisinin maliki olduğunu, su sporları faaliyetlerinin 31.10.2014 tarihine kadar diğer davalıya kiralandığını, kira sözleşmesinin 9.2 maddesinde meydana gelebilecek kazalardan kiracının sorumlu olduğunun yazılı olduğunu, müvekkilinin bir hizmeti ya da çalışması olmadığından kaza nedeniyle bir sorumluluğunun olmadığını, olayın deniz içinde gerçekleşen bir olay olduğunu, davacının heyecana kapıldığını ve ters bir hareket yaparak kazanın meydana gelmesine neden olduğunu, bu kaza nedeniyle önemli sayılabilecek herhangi bir yaralanma oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalı su sporları işletmecisi davalı .. Tur. Otelcilik Su Sporları Yatçılık Ltd. Şti.'nin, müşterisine hizmetin gereği bilgilendirme yapmadığı, müşterisinden imzalı belge almadığı, .. yatağını dengesiz yüklediği ve firma çalışanı tekne kaptanı ..'ın tekneyi, dikkatsiz ve özensiz davranıp aşırı hızlı kullanarak yatağın havada ters dönmesine neden olduğu anlaşıldığından davacının yüksekten düşerek yaralanması ve maluliyeti ile sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde % 60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, .. ..Oteli Malik ve İşletmecisi ...'nin su sporları faaliyetinin denetiminde ve sağlık alt yapısındaki ihmali nedeniyle olayın meydana gelmesinde % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, davacının eğitimli bir müşteri olarak kendi can güvenliği konusunda gereken dikkat ve özeni göstermediği, tehlikeli bir su sporu olduğunun açıkça görünmesine karşın kendisine uyarı yapılmış ise uyarıları dikkate almadığı, yapılmamış ise tehlike anında yapılması gereken hususlar konusunda ilgililer ile temasta bulunmadığı nedeniyle yaralanması ve maluliyeti ile sonuçlanan yüksekten düşme olayının meydana gelmesinde % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu yönünde alınan bilirkişi raporuna itibarla, maddi tazminata ilişkin davanın kabulüne 415.329,87 TL maddi tazminatın, 1.000,00 TL'sine dava tarihinden, kalanına 07.08.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne 24.750,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.07.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalıların istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, 415.329,87 TL maddi tazminat ile 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... A.Ş. vekili, davacının davadan önce çektiği ihtarnamede talep ettiği tutarla kendisini sınırlandırdığının mahkemece dikkate alınmadığını, olayla ilgili ceza davası açılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, ıslah edilen tutarın zamanaşımına uğradığını, su sporları ya da turizm bilirkişini içermeyen sadece iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişilerce yapılan değerlendirmeye göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, su sporlarının otel hizmetine dahil olmadığını, otelden bağımsız bir işletme olduğunu, bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacının ..daki tedaviyi kabul etmeyerek ve kırığa rağmen 11 saat yolculuk yaptığını, raporlara itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşme sorumluluğuna dayanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca taraf ehliyeti dava şartlarından olup, aynı Kanun’un 50. maddesinde taraf ehliyeti; “Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir” şeklinde tanımlanmıştır. Söz konusu maddede geçen taraf ehliyeti kavramı, bir davada, davacı veya davalı olarak bulunabilme yeteneğini ifade etmekte olup "hak ehliyeti" kavramının yargılama usul hukukundaki karşılığını oluşturmaktadır. Buna göre de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 47. maddesi gereği tüzel kişilerde hak ehliyeti bir diğer ifadeyle taraf ehliyeti, tüzel kişiliğin usulüne uygun olarak kurulmasıyla birlikte kazanılmaktadır. Tüzel kişiliğin sona ermesi hâlinde ise o tüzel kişinin taraf ehliyeti sona ermektedir. Dava şartları, davanın esastan görülebilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan şartlar olup, şartların sağlanıp sağlanmadığının mahkemece davanın her aşamasında resen araştırılması gerekir. HMK m.115/2 hükmü gereği, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." Dosyanın incelenmesiyle 21.02.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde davalı Tasfiye Halinde ... Turizm (...) Ltd. Şti'nin 03.02.2020 tarihli genel kurul kararıyla 13.02.2020 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin ilan edildiği, ticari şirketin sicilden terkin edilmesiyle kişiliğinin son bulması nedeniyle taraf ehliyetini kaybetmiş olmasına rağmen derece mahkemelerince yargılamaya devam edilerek aleyhine hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Şu halde, Mahkemece HMK m.115/2 hükmüne göre davacı tarafa sicilden terkin edilen davalı şirketin ihyasına ilişkin dava açması için süre verilmesi, süresinde dava açılarak şirketin ihya edilmesi halinde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi aksi halde davalı Tasfiye Halinde ... Turizm (...) Ltd. Şti hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen bozulmasına karar verilmiştir 2.Bozma sebebine göre davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1-b maddesi uyarınca resen BOZULMASINA, Davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.