Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3258 E. 2026/472 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3258
Karar No
2026/472
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/147 E., 2025/732 K. DAVA TARİHİ : 10.05.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E., 2024/68 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin arkadaşının eşi olan davalıya elden nakit 730.000,00 TL borç verdiğini, davalının da bu borca karşılık.... ... Şubesine ait 15.12.2023 ödeme tarihli 730.000,00 TL'lik çek verdiğini, çekin ödeme gününde ödenmediğini ve ibraz süresinin de geçtiğini, bunun üzerine Tokat İcra Müdürlüğünün 2024/905 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği ancak yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceği, mahkemece davacı vekiline tanık listesini sunmak üzere kesin süre verilmesine rağmen tanık listesi sunulmadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisine dayanak herhangi başkaca bir delil sunulmadığı ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayanılmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; süresinde ibraz edilmeyen çekin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, usulüne uygun olarak verilen kesin süreye rağmen tanık listesinin sunulmadığı bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece usulüne uygun tanık listesi sunulması için ara karar kurulmadığını ve Kanunda kesin süre öngörülmemesine rağmen kesin süre verilerek tanık bildirme hakkının kısıtlandığını, süresinde ibraz edilmeyen çekin tartışmasız, borç içeren belge niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ibraz süresi geçirilmiş çek bedelinin temel ilişkiye dayanarak tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 139/1 maddesi gereği; davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceğinin ihtar edilerek tarafların ön inceleme duruşmasına davet edileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 140/5 maddesi gereği; 139. madde uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Aynı Kanunun 240. maddesinde tanık gösterme şekli düzenlenmiş olup; ''davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez. Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.'' şeklindedir. Aynı Kanunun 243/1 maddesine göre; tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir. HMK'nın 240. maddesi gereği tarafa tanık göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre verileceği, davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı; Mahkemece ön inceleme duruşmasında; davacı yana tanık isim ve adreslerini bildirmek üzere iki hafta kesin süre verildiği, verilen sürede tanık isim ve adreslerinin bildirmediği taktirde bu delile dayanmamış sayılacağının ihtar edildiği, ancak davacı tarafça bu aşamada herhangi bir tanık ismi bildirilmediği, bir sonraki celsede de tanıkların hazır edilmediği ve davacının alacak isteminin temel ilişki olan borç verme iddiasına dayandığı anlaşılmakla ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3258, K. 2026/472, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3258-e-2026-472-k-f352d26c53dd