Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1719 E. 2025/5251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1719
- Karar No
- 2025/5251
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2473 E., 2025/498 K. DAVA TARİHİ : 20/07/2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/203 E., 2024/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında .... mahallesi, .... caddesinde bulunan dairenin 7.100.000,00 TL'ye satışı konusunda 20.06.2022 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesi gereğince 21.06.2022 tarihinde davalıya 100.000,00 TL tutarında kaparo bedeli ödediğini, 04.07.2022 tarihinde davalının talebi üzerine, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması amacıyla ileride satış bedelinden düşülmesi şartıyla 500.000,00 TL daha ödediğini, sözleşmenin 6. maddesine göre devir ve satış işlemlerinin 2022 yılının temmuz ayının ilk 10 günü içerisinde gerçekleşmesi gerekirken, davalının müvekkilinden aldığı 600.000,00 TL ile taşınmaz sattığını, aynı maddede alıcı ile satıcı tarafın mücbir sebep halleri dışında satış işleminden vazgeçmeleri halinde kapora bedeli kadar cezai şart ödeneceğinin hüküm altına alındığını, bu nedenle hem ödemiş olduğu 600.000,00 TL hem de 600.000,00 TL cezai şart tutarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının kısmi olarak itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde müvekkili tarafından ödenen 600.000,00 TL nin kabul edilerek bu tutar yönünden takibin kesinleştiğini, 600.000,00 TL tutarındaki cezai şart tutarına ise itiraz edildiğini belirterek; kısmi itirazın iptalini ve itiraz edilen kısım üzerinden takibin devamını, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında 600.000,00 TL'nin cezai şart olarak belirlendiği herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan gayrımenkul satış sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olmadığı için geçersiz olduğunu, davacının davalıdan cezai şart ya da cayma akçesi adı altında herhangi bir talepte bulunma imkanı bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmış olması nedeniyle, geçersiz olduğu, tarafların geçerliliği bulunmayan dava konusu sözleşmeye göre edimi ifaya zorlanamayacağı, geçersiz sözleşmeye göre cezai şart da talep edilemeyeceği, davacının gönderdiği kapora bedeli yönünden ise davalı tarafın icra dosyasına bir itirazının bulunmadığı gibi 22.06.20 23... .07.2023 tarihli dekontlara göre ilgili icra icra dosyasına davalı tarafça gerekli ödemenin yapıldığının sabit olduğu, davacının davasını ispat edemediği, davacının kötü niyeti tespit edilemediğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi kapsamında tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinafa başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinde düzenlenen cezai şartın, asıl borca ilişkin feri alacaklardan olduğunu, taraflar arasında asıl borç ilişkisine ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, davalı tarafın itiraz dilekçesinde de asıl borcu açıkça kabul ettiğini, bu doğrultuda asıl borca bağlı feri alacakta geçerli olacağından, davalının, sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle cezai şart ödemekle yükümlü olacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçersiz taşınmaz sözleşmesi uyarınca cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, geçersiz sözleşmede feri nitelikte olan cezai şartın talep edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.