Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3516 E. 2025/3757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3516
- Karar No
- 2025/3757
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/927 E., 2024/707 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2012 yılında başlayan ticari ilişki bulunduğunu, davacının takibin dayanağı olan fatura konusu malları temin edip davalının inşaatına sevkini sağlayarak montajını yaptığını, faturaların ödenmesinin e-mail ve whatsapp yoluyla bildirilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yazılı sözleşme ile kararlaştırılmış bedellerin oldukça üzerinde fatura düzenlediğini, davalı şirketin çok sayıda inşaatın aynı tarihlerde imalâtını yapması, davacının da parça parça fatura tanzim etmesi nedeniyle faturaları teslim alıp kümülatif olarak yapılan incelemede faturaların sözleşmelere aykırı olarak fazla bedel yazılmak suretiyle düzenlendiğini farkettiğini, davalının tüm ödemelerini yaptığını, takibin haksız ve dayanaksız olduğunu, takip öncesinde ihbarname gönderilmediğinden gecikme faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini, % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli kararı ile davalının faturalara konu mal/hizmetin teslim alındığını ve tüm faturaların defterlerine kaydedildiğini kabul ettiği, basiretli bir tacir gibi davranması beklenen davalının faturanın kendisine tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz etmediği için fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı, davalının 8 günlük yasal süreden sonra faturalara, bedellerine, fatura içeriğine itiraz edemeyeceğinden bilirkişi incelemesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 135.161,29 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalının asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 09.05.2023 tarih, 2022/1780 Esas, 2023/1714 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, takip dayanağı faturalarla sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiğinden ve 5 adet faturanın içeriği kesinleştiğinden fatura bedelleri dikkate alınarak karar verilmesinin yerinde olduğu ancak, davalının fatura bedellerini ödediği yönündeki itirazının değerlendirilmek üzere taraf defterleri de incelenerek, bu faturalara yönelik ödeme olup olmadığı da tespit ettirilip, bundan kanıtlanan ödemeler düşülerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinin taraf defterlerinde yaptığı inceleme sonucunda, tahsil edilen çekler sonrasında davacının davalıdan 135.161,29 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, İİK'nın 67. maddesi gereğince icra inkâr tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 27.032,25 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Yemin deliline dayanmasına rağmen mahkemece yemin delili hakkının kullandırtılmadığını, b. Faturada konusu malların tamamının davalı tarafından temininin gerçekleştirilmediğini, buna ilişkin delillerin mahkemece değerlendirmeye alınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK’nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemini kendisine ispat yükü düşen taraf teklif edebilir. Mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir.
Dava konusu beş adet faturaya dayanan alacağa ilişkin ödemelerin her iki tarafın ticari kayıtlarında da yer almadığı, bu nedenle ispat yükü üzerinde olan davalının, yazılı belge ile alacağının varlığını kanıtlayamadığından, cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olması nedeniyle, mahkemece davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davalı tarafa yemin teklif etme hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Bu durumda mahkemece davalı ödemeye ilişkin iddiasını yasal delillerle kanıtlayamadığından davalıya ödeme hususunda yemin yöneltme hakkı hatırlatılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.