Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1661 E. 2025/5434 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1661
Karar No
2025/5434
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1945 E., 2025/144 K. DAVA TARİHİ : 13.09.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/377 E., 2023/279 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalılar vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında akdedilen 20.11.2021 tarihli Protokol başlıklı sözleşme ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyündeki tapuya kayıtlı maliki ... olan taşınmazların satışı konusunda 36.000,000,00 TL'ye anlaştıklarını, Protokol ve ek Protokoldeki borçlarını ifa ettiğini, taşınmazların devri için davalı ...'e vekaletname verdiğini, vekaletname gereği de 7 adet taşınmazın davalı ...'ın ortağı olduğu dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş.ye devredildiğini, karşılığında 16.500.000,00 TL ödendiğini, satış bedelinden bakiye 19.500.000,00 TL kaldığını, bu nedenle de 20.000.000,00 TL'lik cezai şart bedeline de hak kazanıldığını, bedellerin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2022/9920 E. sayılı takip dosyasına davalı tarafın haksız itiraz ettiğini, itirazın şimdilik 12.000.000,00 TL (10.000.000 TL asıl alacak, 2.000.000 TL cezai şart) için iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; davacı tarafın davasında haksız olduğunu, Protokol ve ek Protokol başlıklı sözleşmelerde müvekkillerinin taraf olmadığını, adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmelerin geçersiz olduğunu, davacının taşınmazların maliki olmadığını, vekili olduğunu, bu nedenle de asilin haklarını kullanamayacağını, taşınmazların hacizli olduğunu ve üzerindeki takyidatların toplamının 100.000.000,00 TL'den fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli kararıyla; dava konusu hakkın sahibi dava dışı asil ... olup vekil olan davacının aktif husumeti bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairemizin 18.11.2024 tarihli ilamıyla; davalı ...'ın sözleşmeyi ... A.Ş. yetkilisi olarak imzaladığı, davalı ...'in ise sözleşmede imzası olan bir kişi olmadığı, 20.11.20 21... .11.2021 tarihli Protokollerde davalıların taraf sıfatının olmadığı ve pasif husumetinin bulunmadığı, ancak söz konusu Protokollerin davacı ... tarafından imzalandığı, taşınmaz satışında satıcının malik olmasının gerekmediği, davacının aktif husumetinin bulunduğu gözetilerek dava konusu Protokollerin tarafları incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar vekili; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili; davalıların pasif husumetlerinin bulunduğunu, davalı ... 'a vekalet verdiğini, vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 20.11.2021 tarihli Protokol ve 23.11.2021 tarihli ek Protokolden kaynaklanan bakiye alacak ve cezai şart talebinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile 2004 sayılı Kanun'un 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi, alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Eldeki davada, borcun sebebi takip talebinde, "20.11.2021 tarihli ve 23.11.2021 tarihli sözleşmeler ile 04.07.2022 tarihli ihtarname gereği sözleşmelerde yazılı taşınmazların 19.500.000,00 TL bakiye satış bedeli ile 20.000.000,00 TL cezai şartın tahsili istemidir, 39.500.000,00 TL" şeklinde belirtilmiş olup, davacı vekilinin davalı ... hakkında sonradan ileri sürdüğü vekaletin kötüye kullanılması sebebiyle alacak iddiasına bu nedenle itibar edilmemiş, temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ise incelenemeyeceği anlaşılmakla, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1661, K. 2025/5434, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1661-e-2025-5434-k-bb7b76eda7fc