Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/1201 E. 2026/11700 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1201
- Karar No
- 2026/11700
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/104 E., 2022/1397 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR: Bozma İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 01.12.2025 tarihli ve 2024/3990 esas, 2025/28503 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2026 tarihli ve 3-2023/563 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; sanığın ...Lisesinde eğitim gördüğü dönemde örgütün mahrem imamı tarafından büfe ve ankesörlü hatlardan ardışık şekilde aranarak örgütsel irtibat sağladığı, örgüt içinde “...” kod adını kullandığı ve düzenli toplantılara katıldığı, babasının rütbesi nedeniyle “özel öğrenci” statüsünde korunduğu, yaş ve eğitim düzeyi itibarıyla yapısını bilebilecek durumda olduğu terör örgütüyle bağını kamuoyunca bilinen süreçlerden sonra da mahrem bir şekilde sürdürdüğü, sanığın eylemlerinin hiyerarşik yapıya organik bağla dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, böylece üzerine atılı .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz (5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası). 5237 sayılı Kanun'un, “Hata” kenar başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilecektir. Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; .../PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa'ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ...Lisesinde öğrenci iken .../PDY örgütünün TSK yapılanmasında faaliyet gösteren asker şahıslardan sorumlu sivil unsurlarca örgütsel iletişim amaçlı kullanıldığı tespit edilen ankesörlü/sabit hatlarla irtibatlı olduğu ve kendisinden sorumlu mahrem imam ile toplantılara katıldığı belirlenen 1996 doğum tarihli sanığın, örgütle ilk tanıştığı dönemde yaşının küçük olduğu, askeri okulların kapatılmasından sonrasına ilişkin herhangi bir örgütsel bağlantı ve faaliyetinin de tespit edilemediği hususları karşısında, sanığın yaşı da gözetilerek ilişki içerisinde olduğu yapının o tarihteki niteliği itibariyle silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olamayacağı, bu nedenle de sanık yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kast unsuru oluşmayacağından TCK’nın 30/1 ve CMK’nın 223/2-c maddeleri uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 01.12.2025 tarihli ve 2024/3990 Esas, 2025/28503 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2025 tarihinde karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun; “sanık yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kast unsuru oluşmayacağından TCK’nın 30/1. ve CMK’nın 223/2-c. maddeleri uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü, tanık beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın 2016 yılında ...Lisesinden mezun olduktan sonra 31 Temmuz 2016 tarihinde yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri okullarının kapatılması nedeniyle ...’nin yaptığı askeri liselerden üniversiteye geçiş sınavı sonrası Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü kazandığı bu bölümde öğrenime devam ettiği, Dosya kapsamında askeri mahrem yapılanma içerisinde bulunan ve askeri mahrem olan tanık... mahkeme huzurunda alınan yeminli ifadesinde, “...Lisesinde bir görevim vardı. Bununla ilgili de bu arkadaş (sanık ...’ı kastettiği) ve başka bir arkadaş (... silahlı terör örgütü üyeliğinden hakkında kesinleşmemiş mahkumiyeti bulunan bu dosyamızda tanık olarak da dinlenen ....yü kastettiği) ile ilgilenmem için bana verilmişti. Kendileriyle sohbetler ediyorduk. Sanığı ... olarak biliyorum. Bana mahrem imam olarak devredildiğinde ismi ... olarak denildi. 2012 civarı bir tarihte oldu bu. Sanık o zaman ...Lisesinde öğrenciydi. İlk senesi veya ikinci senesiydi. Yanında bir arkadaşı ile devredildi bana. Diğer kişinin ismi .... idi....S. isminde müdür diye tabir edilen birisi vardı. Devrini o yapmıştı yani. Devretti derken yani bu arkadaşlarla belli periyotlarla ilgileneceksin, bunların takibini yapacaksın şeklinde öyle devroldu yani. Bekar olduğum zaman kaldığımız bir ev vardı. O evde görüşüyorduk. O ev ...’deydi. Evlendikten sonra kendi evimde. Genellikle ikisi birlikte geliyordu. Görüşmelerde muhabbet ediyorduk. Kitap okunuyordu, Kuran, Risaliye ..., bu tarz şeyler yani. Bunların okunması, kaza namazları varsa kaza namazları kılıyorlardı. O şekilde geçiyordu yani. Üç yılın sonunda kendimden başka bir arkadaşa devredildi diye hatırlıyorum. Mezuniyetten sonraki devir de olabilir yani. Devrettim yani, bir başkasına devrettim. Kime devredildiğini ben görmedim. O zaman...diye birisi vardı. Bizim üstümüzdü. O kişiler devretti.” şeklindeki beyanı doğrultusunda, sanığın başka bir mahrem imam olan...S.den devralındığı, sanığın kod adı kullandığı ve kod adının “...” olduğu, sanığın ve askeri liseden diğer arkadaşının, beyanda bulunan askeri yapı içerisinde olan bu mahrem imam tarafından takip edilip, örgüte ait evde sohbet adı altındaki toplantılar düzenlenerek örgüt içerisinde örgütsel takibinin yapıldığı, 4 yıl boyunca bu mahrem imam olan... tarafından takiplerinin yapılarak sanığın ve arkadaşının ...Lisesinden mezun olduktan sonra örgütün başka bir mahrem imamına devredildiği, Yine dosya kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadesi alınan “...” kod isimli gizli tanığın, daha sonra bu gizli tanığın açık tanık ... olarak 07.11.2019 tarihinde alınan ifadesinin bir bölümünde; “…...od ... isimli şahsın üstü konumunda yer alan Müdür konumundaki ...simli şahsın ...’nın da bulunduğu bir ortamda ismini hatırlamadığım birine ilgilenmesi için ...Lisesine yeni başlamış olan ... Kod isimli ... ve ...Kod isimli .... isimli şahısları verdi. Bu şahısların babaları albaydı. Görevlendirilen bu kişi bu şahıslarla 4-5 seneye yakın, mezun olana kadar ilgilendi. Bu şahıslar ayda iki ya da üç defa ...’de bulunan eve gelirlerdi. Bu evde kaçırdıkları namazları kılarlardı.... ... kitapları okuma ve videoları izleme gibi faaliyetlerde bulunurlardı. Bu toplantılar 3-4 saat kadar sürerdi. Öğrencilerle buluşmalar buluşma esnasında kararlaştırılırdı. Örneğin ilk buluşmaya geldikten sonra bir sonraki buluşmanın ne zaman ve nerede olacağı söylenirdi. Bu iki öğrencinin ankesörlü sabit hatlardan aranıp aranmadığını şu an hatırlamıyorum. Yüksek ihtimalle aranmamışlardır. Çünkü ... bu öğrencileri o kişiye özel öğrenci diye vermişti. Görevlendirilen kişi yaklaşık 1,5 yıl sadece bu öğrencilerle ilgilendi. Çünkü kendisine verilen görev oydu. Süreç içerisinde bu öğrencilerin babalarının albay olduğunu öğrendikten sonra özel diye nitelendirilmelerinin nedeninin bu olabileceğini düşündüm. .... ve ... 2016 yılında ...Lisesinden mezun oldular. Bu öğrenciler buradan Kara Harp okuluna gideceklerdi. Bu iki öğrencinin devir teslim işlemleri...Kod ...... isimli ...an sonraki müdür konumunda olan şahıs tarafından yapıldı. Bu devir esnasında ben orada bulunmadım. Bunu bana ... veya...Kod .... söylemişti. Şu an tam olarak hatırlayamadım. Bu öğrencilerin takibi normal bir askeri lise öğrencisi gibi değil de normal bir asker gibi gerçekleştirilmişti. Bu takip biraz daha detaylıydı. Detaydan kastım psikolojileri, dertleri gibi şeylerdi. Normal lise öğrencilerinde bu kadar detaya inilmezdi.” şeklindeki beyanına göre sanığın ve dosyada tanık olarak dinlenen ... örgüt üyeliğinden hakkında kesinleşmemiş mahkumiyet kararı bulunan ...Kod adlı ....nün askeri mahrem imamlar tarafından örgüt adına takip edildikleri ve örgütsel faaliyetleri kapsamındaki eylemleri için başka bir imama devredilip alındıkları, kod adı kullandıkları, sanık ve arkadaşı ....nün mahrem imamlar tarafından takip edilmelerinin ve örgütsel faaliyetlerinin diğer takip edilen askeri öğrencilerden farklı olduğu, sanık ve arkadaşı ile daha detaylı ilgilenildiği, sanığın babasının ... örgütüne mensubiyetinden dolayı sonradan askeriyeden ihraç edilen (sanık ...’ın babasının askeriyeden ... örgütü olmasından dolayı ihraç edildiği ve örgüt üyeliğinden 11... ay hapis cezasının bulunduğu) subay olması nedeniyle özel olarak ilgilenilen askeri öğrenci olduğu, Sanığın kullanmış olduğu tespit edilen .... numaralı GSM hattının, 2012-2016 yılları arasında kamuya açık ve birbirinden bağımsız market/büfe/kırtasiye/lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit ve ankesörlü hatlardan görev safahatına uyumlu şekilde İstanbul ilinden toplam (11) kez arandığı, bu aramaların örgütsel arama ve kodlama olarak nitelendirilen biçime uygun olarak ardışık şekilde 4 grup oluşturduğu ve bu ardışık şekilde olan aramalarda (7) kez aranmasının bulunduğu, bir kısım ardışık aramalarda sanık haricinde hakkında .../PDY’den işlem yapılan sivil şahısların da arandığı hususları, sanığın sabit ankesörlü hatlardan aranmasına, bu aranmalarının gruplandırılmasına ve kullanmış olduğu cep telefonu numaralarının bilgilerine ilişkin dosya içerisinde bulunan tablo ve bilgilerden anlaşılmıştır. ...Lisesinde öğrenci olduğu dönemde .../PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri yapılanmasında yer alan mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla sabit hattan kendisi gibi askeri lise öğrencisi olan .... ile ardışık olarak arandığı, kendisiyle mahrem imam olarak ilgilenen tanık... beyanlarına göre de, örgüt içerisinde “...” Kod adını kullandığı, düzenli şekilde mahrem imamla görüşmelere katıldığı, babasının Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde albay rütbesiyle görev alması nedeniyle özel öğrenci olarak nitelendirildiği, örgütle küçük yaşta tanışmasına rağmen daha sonraki süreçte bu kadar mahrem şekilde örgüt içerisindeki faaliyetlerine 20 yaşına kadar devam ettiği, artık örgütün mahiyeti ve yapısını 20 yaşında olması nedeni ile anlayabilecek yaşta ve kapasitede olduğu anlaşılan sanığın .../PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri yapılanmasının mahrem hizmetler sınıfında yer alarak örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine ve mahkûmiyet hükmünün bozulmasına dair düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Muhalif Üye Muhalif Üye