Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3555 E. 2026/4713 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3555
Karar No
2026/4713
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2454 E., 2025/3320 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında olası kast ile öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 81/1, 21/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 17... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile karar kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 44/1. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 85/1, 22/3, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; dosya kapsamına göre sanığın olası kast ile öldürme suçunu işlediği gözetilmeksizin sanığın eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin olası kast kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve vesaire ilişkindir.

Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kast hükümleri uygulanarak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir. Katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 21/2. maddesi kapsamında olası kastla öldürme olarak değerlendirilmesi gerekirken bilinçli taksir kabul edilmesi suretiyle hukuka aykırı hüküm kurulduğuna, sanık ile tanık ...'nun beyanlarında çelişkiler olduğuna ve vesaire ilişkindir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ilişkin kabulü yerinde olmakla birlikte tayin olunan temel cezanın çok yüksek olduğuna, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin doğru uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.02.2021 tarihinde saat 15.00 sıralarında, sanığın, idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 7 metre genişliğinde, iki şeritli, asfalt kaplama, 70 km/s hız limiti bulunan, düz, eğimsiz, ıslak zeminli yolda, yağmurlu havada seyirle olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın sağ ön kısımlarıyla kendisiyle aynı istikamette sağ şeridi takiben seyir halinde olan sürücü ...'ün idaresindeki otomobilin sol arka kısımlarına çarpması sonucu çarpmanın etkisiyle ...'ün idaresindeki otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybedip sağa yönelerek sağdan yol dışı kalıp, yol dışında bulunan ağaca çarpması neticesinde, sürücü ...'ün araçtan fırlayarak öldüğü olay kapsamında, sanığın yağışlı havada 140-150 km hız yapması ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanması nedeniyle sağlıklı bir şekilde araç kullanamayacağını ve kaza yapma ihtimalinin yüksek olduğunu bilmesine rağmen sonucu kabullenerek aracı yağışlı havada yüksek hızda ve uyuşturucunun etkisi altında kullandığı, bu nedenle olası kast ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği belirtilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 81/1, 21/2. maddeleri gereğince olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, Adli Tıp Kurumu raporuna göre kanında uyuşturucu maddeye rastlanan sanığın direksiyon başına geçip 162 km/s hızla aracını sürdüğü, bu şekilde olay yeri azami hız sınırının 70 km/s olduğu bölünmüş yolda, sanığın hız sınırlarının iki katını aşacak şekilde seyrettiği, gündüz vakti, yerleşim yeri içi bölünmüş yolda, havanın yağışlı, zeminin ıslak olduğunu gözeterek hızını yol, hava ve zemin şartlarına göre ayarlamadığı, dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde ve mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyirle olay mahalline geldiği, kendisiyle aynı istikamette sağ şeridi takiben önünde seyir halinde olan ölenin yönetimindeki otomobile çarpması ile sebebiyet verdiği kazada, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mevcut delil durumuna göre sanığın azami hız sınırının iki katını aşmak suretiyle kazaya sebebiyet verebileceğini objektif olarak öngördüğü halde, araç kullanmadaki becerisine güvenerek, neticenin meydana gelmeyeceğine inanmak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde eylemi gerçekleştirdiği anlaşıldığından bilinçli taksirle hareket ettiğinin gözetilmemesi sebepleriyle İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak ve duruşma açılarak yapılan yargılamada, sanığın uyuşturucu etkisinde ve azamı hız limitinin iki katını aşacak şekilde seyretmesi nedeniyle bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Oluş ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın idaresindeki otomobili ile uyuşturucu etkisinde ve hız sınırlarının bir katını aşacak şekilde seyrederek bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda, eyleminin bilinçli taksire vücut verdiği, Bölge Adliye Mahkemesinin suç vasfına ilişkin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılanlar vekilleri yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2022 tarihli ve 2018/12-384 Esas, 2022/567 Karar sayılı kararı ve Dairemizin istikrarlı kararlarına göre taksirle öldürme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu arasındaki içtima ilişkisinin, TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmüne göre değil görünüşte içtima hallerinden olan zarar-tehlike suçu değerlendirmesine göre belirlendiği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince asli norm niteliğinde bulunan zarar suçundan yani 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereği temel cezanın belirlenmesi yerine hükmün gerekçesine ve hüküm fıkrasına göre fikri içtima kuralına dayalı olarak TCK'nın 44/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 85/1. maddesi gereği temel cezanın belirlenmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi maddesi gereği (II) numaralı hüküm fıkrasının (1) numaralı paragrafında yer alan "...5237 sayılı TCK’nın 44/1. maddesi delaletiyle aynı yasanın 85/1. maddesi uyarınca..." ibarelerinin çıkarılarak yerine "...5237 sayılı TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca..." ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün, isteme aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3555, K. 2026/4713, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3555-e-2026-4713-k-e52ff9b4e02a