Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2029 E. 2026/5278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2029
Karar No
2026/5278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3420 E., 2025/4893 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 26.11.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi tazminat ve 500.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüne 50,33 TL maddi tazminatın 18.11.2008 tarihinden ve 11.247,81 TL maddi tazminatın 25.11.2008 tarihinden ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 18.11.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminatın 60.000,00 TL olarak değiştirilmesi ve vekalet ücretinin 11.407,70 TL olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 11.649,80 TL maddi tazminatın ve 260.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğuna, kararın adalet ve hakkaniyete aykırı olduğuna, delillerin takdirinde ve değerlendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine fazla tazminata hükmedildiğine, eksik araştırmayla hüküm tesis edildiğine, dava koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/110 Esas- 2021/74 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 26.11.2008 tarihinde tutuklandığı, 26.11.2008-01.09.2010 tarihleri arasında 644 gün tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.09.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde; "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler MADDE 2- (1) Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, dava dışındaki işler için hukuki yardım tamamlanıncaya, davada ise kesin hüküm elde edilinceye kadar olan bütün iş ve işlemler karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez. (2) Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir. (3) Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır. (4) Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemelerine yer verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz bozma kararı sonrasında duruşmalı yapılan yargılama neticesinde hüküm verilmesine göre davacı lehine istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesi,

Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün vekalet ücretinin belirlendiği 3 numaralı bendine "Bozma kararı sonrasında duruşma açıldığından karar tarihindeki AAÜT'nin 2/4 hükmü gereğince 22.000,00 TL vekâlet ücretinin Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, " ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/2029, K. 2026/5278, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-2029-e-2026-5278-k-d7f3e4191503