Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8794 E. 2026/5275 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8794
- Karar No
- 2026/5275
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/520 E., 2025/1234 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 03.07.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi tazminat ve 300.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.037,80 TL maddi tazminatın ve 7.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükmedilen maddi tazminatın davalı yönünden istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin usulden reddine, davalının manevi, davacının maddi manevi tazminat talebi yönünden ise istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 2.400,00 TL maddi tazminatın ve 70.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ... Üniversitesinde memur olan davacının soruşturma nedeniyle sosyal çevresine karşı çok zor durumda kaldığını, manevi tazminat olarak verilen miktarın ailesinin ve kendisinin çektiği sıkıntıları karşılamadığına ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; mahkemece verilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, davanın süresinde açılmadığına, tazminata faiz uygulanmasının hatalı olduğuna, davacı vekili lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/505 Esas - 2021/131 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.04.2009 - 08.09.2009 tarihleri arasında 134 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 26.03.2021 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu olmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki manevi tazminatın fazla olması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 16.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde; "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler MADDE 2- (1) Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, dava dışındaki işler için hukuki yardım tamamlanıncaya, davada ise kesin hüküm elde edilinceye kadar olan bütün iş ve işlemler karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez. (2) Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir. (3) Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır. (4) Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz bozma kararı sonrasında duruşmalı yapılan yargılama neticesinde hüküm verilmesine göre davacı lehine istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün vekalet ücretinin belirlendiği 4 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 13.500,00 TL vekalet ücreti ve bozma kararı sonrasında duruşma açıldığından karar tarihindeki AAÜT'nin 2/4 hükmü gereğince 16.000,00 TL vekâlet ücretinin Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, " ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.