Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/7875 E. 2025/29320 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7875
- Karar No
- 2025/29320
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 16.02.2021 tarih ve 2020/1019 Esas - 2021/415 sayılı Kararı İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesi 30.10.2020 tarih ve 2019/208 Esas- 2020/178 sayılı Kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 3 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZ EDİLEN KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesi 23.06.2025 tarih ve 2022/24726 Esas -2025/18266 Kararı İTİRAZ EDEN :Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 23.06.2025 tarih ve 2022/24726 E.-2025/18266 K. sayılı karara; sanık lehine bozulması istemiyle CMK 308.maddesi gereğince itiraz edilmekle; CMK 308/3. maddesi uyarınca itiraz konusu değerlendirildi: İtiraz nedeni incelendiğinde; "Dosya kapsamında toplanan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, örgütün emniyet mahrem yapılanması içinde yer alan polislerin bayan eşleri ile ilgilenme şeklindeki örgütsel görevin sanığa ... (örgütün emniyet mahrem yapılanması içinde yer alan sanığın eşi ...'ın üstü konumunda bulunan) tarafından verilmeye çalışıldığı, ancak sanığın bu görevi kabul etmediği, her ne kadar örgütsel mahrem bir görevde bulunmasa da örgüt mensubu olduğu anlaşılan sanığın kullanmış olduğu cep telefonuna örgüte müzahir gizli haberleşme programı olan ...'un yüklendiği, evlenmeden öncesinde örgüt evlerinde kaldığı ve örgütsel kurallara uymak suretiyle örgüt evlerinde gerçekleşen faaliyetlere katıldığı kabul edilmiştir. Sanığın bu şekilde vuku bulan ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu, ancak silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konum itibariyle örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin yeterli kabul edilmesi gerektiği, bu bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama da gözetilerek TCK'nın 314. maddesinin 2. fıkrası ile 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi gereğince makul oranda bir indirim yapılması gerekirken sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin daha makul oranda uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulması düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin onama kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca sanık lehine olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir." gerekçesine yönelik olduğu görülmüştür. Dosya incelendiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi, ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun daha makul bir oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanık müdafiinin bu hususa yönelik olan hükmün bozulması talepli temyiz gerekçeleri dikkate alındığında, aynı yönde olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.06.2025 tarih ve 2022/247 26... /18266 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Sanık hakkında bölge adliye mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi, ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, daha makul bir oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.