Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/5021 E. 2026/3910 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5021
- Karar No
- 2026/3910
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ YAZISININ TARİHİ : 16.07.2025 İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.01.2025 tarihli ve 2022/17468 esas, 2025/1743 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ MAHKEME KARARI : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarih ve 2019/1042-2020/539 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/67 esas, 2019/130 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ HÜKÜM : TCK'nın 314/2. maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına yapılan istinaf başvurularının esastan reddi SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2025 tarih ve 2020/57129 sayılı itiraz yazısında özetle; adli yargı mahrem ünite yapılanmasında yer alan ve örgütün nihai amacından haberdar olduğu yönünde kuşku bulunmayan sanığın, zaman sınırlaması olmaksızın örgütsel faaliyetlerinden sorumlu olduğunun ve bu haliyle eylemlerinin atılı suçu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi, aksi halde itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tevdiine ilişkindir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ: "Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 12.06.2017 tarihli cevabi yazısına göre, adli yargı hakim adayı olarak görev yapmakta iken 689 sayılı KHK ile ihraç edildiği anlaşılan sanıkla ilgili; ...; İdari soruşturma kapsamında; "birinci sınıf boyunca kaldığı örgüte ait evde örgüt adına ev ablalığı görevini sanığın yürüttüğünü, sanığın 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu olduğunu, üniversite boyunca örgüt evlerinde kaldığını, aktif görevler aldığını, halen örgüt bağlantısının devam edip etmediğini bilmediğini beyan etmiş, Kovuşturmada talimat mahkemesinde tanık sıfatıyla; "ben 2010 yılında 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesine başladım. 2010 yılında o zaman ... cemaati olarak bilinen .../PDY silahlı terör örgütünün evlerinde kalmaya başladım. Bu evde kalmaya başlarken ... ..., ben, .... isimli soy ismini hatırlamadığım, ... isimli soy ismini hatırlamadığım kişilerle birlikte aynı evde kaldık. Burada ev ablası .... idi, ... 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinde benim bir üst sınıfımda okuyordu. Akabinde ...'ın farklı görevler alıp almadığını bilmiyorum, ancak bu evlerde kalmaya devam etti diye biliyorum. Üniversite birinci sınıftan sonra kendisi ile şahsi bir irtibatım olmadı, irtibatımı kesmeden önce yani ben birinci sınıfa giderken sanık ... Karaca ile aynı evde kalırken dini şeyler konuştuğumuz oluyordu, ancak sohbet edip etmediğini şuan hatırlayamadım," şeklinde beyanda bulunmuş, Sevim Guyulal; İdari soruşturma kapsamında; "üniversite 1. sınıfta Buca'da örgüt evinde sanık ile birlikte 4 kişi kaldıklarını, sanığın 18. Dönem adli yargı hakim adayı olduğunu, örgüt evlerinde kaldığını, örgüt adına BTM (bölge talebe mesulü) olarak görev yaptığını, örgüt ile bağlantısının devam edip etmediğini bilmediğini, örgüte gönülden bağlı olduğunu" beyan etmiş, Kovuşturmada talimat mahkemesinde tanık sıfatıyla; "bana iddianamede isimleri okuduğunuz sanıklardan sadece ...'ı tanıyorum, diğer sanıkları tanımıyorum. Ben 2009-2013 yılları arasında ...Eylül Ünv. Hukuk Fakültesinde okumuştum, sanık ... de o tarihlerde aynı okulda okumuştu. Birinci sınıfta ikinci dönemde aynı evde kalmıştık, kaldığımız bu ev örgütün eviydi, o evde akşamları çay saati adı altında çay içilirdi, ...'in kitapları ile Risale okunurdu, bunun dışında namaz kılınırdı ve dua okunurdu, ancak CD izlemek şeklinde bir organizasyon olmazdı, kaldığımız ev Buca ilinde olup okula 10 dakika yürüme mesafesindeydi. Evde .... ve ... ile birlikte 4 kişi kalıyorduk, evin ablası ...'dı. Evin tüm işlerini ... yürütürdü. Daha sonra ben ve ...'yi başka bir eve gönderdiler. Merve Doğan ve Merve Karaca bu evde kalmaya devam ettiler, ... bir dönem devlet yurduna geçti, ancak daha sonra tekrar eve çıkıp çıkmadığını bilmiyorum, yurtta kaldığı dönem boyunca da bu yapı ile olan irtibatını devam ettirdi. Okul bittikten sonra sanıkla birebir görüşmedik ancak başkalarından sanık ... 'nın bu yapıya ait evlerde hakimlik/savcılık sınavlarına hazırlandığını duydum, ayrıca yine başkalarından ev ablalığı yaptığını da duydum," şeklinde beyanda bulunmuş, ...; Kovuşturmada talimat mahkemesinde tanık sıfatıyla: "ben sanık ... Karaca Kaplan'ı 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okuduğum dönemden tanırım. 2009/2013 yılları arasında aynı dönemde okuduk. Ancak aynı sınıfta değildik. Benim daha önce soruşturma aşamasında yapmış olduğum teşhislerim doğrudur. Bende 1 ve 2. sınıflarda o dönem cemaat olarak anılan yapının evlerinde kalmıştım. ... ile 3. ya da 4. sınıfta ...'ye ait öğrenci evinde kaldık. Bu ev okulun yakınında bulunan Hasan Ağa parkı olarak bilinen parkın diğer tarafına düşüyordu. Okula mesafesi yaklaşık 5-10 dakika yürüme mesafesindeydi. .. Ağa parkının da buz pateni ve halı saha olarak kullanılan yer tarafına düşüyordu. ...nin herhangi bir kod isminin olup olmadığını bilmiyorum. Biz kendisine ... olarak hitap ediyorduk. Bu evin sorumlusu ...idi. Bu evde de rutin dini sohbetler, kuranı kerim, risale okuma gibi faliyetler yapılırdı. Bu faliyetler Merve tarafından yapılırdı. Bu evde diğer kalan kişiler teşhis etmiş olduğum .... ve ...'ti. Ayrıca isimini hatırlamadığım iki kız daha vardı. Onların isimlerini de daha önceden hatırlayamamıştım. Ben burada kalırken 3 ya da 4 evden sorumluydum. Bana sormuş olduğunuz daha önce teşhis ettiğim Merve isimli kişilerden, 11. sırada yer alan şahıs ...'dır. Ben mezun olduktan sonra Merve'yi hiçbir yerde görmedim" şeklinde beyanda bulunmuş, ...; Kovuşturmada talimat mahkemesinde tanık sıfatıyla; "sanık ... ...'ı ... Karaca olarak tanıyorum. 2008-2013 yıllarında öğrenciydim. Sanıkta o yıllarda öğrenciydi. Daha önceki ifademde belirttiğim kişilerle birlikte takılıyorlardı. Sürekli program yaparlardı, gezi yaparlardı. Sürekli faaliyet halindeydiler. Beni de davet ederlerdi. Okuldan sonra arkadaş olarak görüşürdük. Dışardaki faaliyetlerine de davet ederlerdi. Gezileri vs katılırdım. Sanık diğer ifademde belirttiğim şahıslarla grup halinde takılıyorlardı. Bu yapının evinde kalıp kalmadığını bilmiyorum. Mesaj atıyorlardı. Sürekli farklı farklı aile evlerinde toplanıp dini konuda sohbet edilirdi. Bu sohbetlerde ...'in video halinde kasetleri olurdu onlar izlenirdi. ...'in kitapları okunmazdı. Ya da dışarıdan birileri gelir sohbet ederdi. Sanık ...'nin para topladığına vs şahit olmadım. Sürekli kendileri teşvik halinde oldukları için beni de davet ederlerdi. Daha önce yapmış olduğum teşhisim doğrudur." şeklinde beyanda bulunmuş, Hatice Akçay; Kovuşturma aşamasında talimat mahkemesinde tanık sıfatıyla; "Ben iddianamede bahsi geçen ... dışındaki kişileri tanımıyorum, ...'yi ise ... Üniversitesi Hukuk Fakültesinden aynı dönem olmamız sebebiyle tanırım, kendisi diğer sınıfta okuyordu, kendisiyle çok samimiyetimiz yoktu, mezun olacağımız yıl olan 2013 yılında hatırlamadığım bir ayda ...'ye ait evlerden birine meslek görüşmesi için gitmiştim, ben gittiğimde tesadüfen orada ... Kaplanı gördüm, kendisinin mezun olup olamadığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, Nurselin Kotiloğlu Sofuoğlu; İdari soruşturma kapsamında; "sanığın gösterilen fotoğraftan teşhis ettiği, sanığın da kendisi gibi örgütün sınava hazırlık evinde kaldığını, bir gün kendisine ve sanığın bulunduğu örgüt evinde kalanlara A4 kağıdında bir kısım soruların gösterildiğini, sanığın da bu soruları temin ettiğini, 2013 yılı kasım ayında yapılan idari yargı sınavında bir önceki gün verilen sorulardan 25-30 civarında birebir aynı soruların çıktığını gördüğünü, yine 2013 yılı aralık ayında yapılan adli yargı sınavında da sanığın da kendisi gibi örgütün sınava hazırlık evinde kaldığını, bir gün kendisine ve şüphelinin bulunduğu örgüt evinde kalanlara bilgisayar ortamında bir kısım soruların gösterildiğini, sanığın da bu soruları temin ettiğini" beyan etmiş, Kovuşturma aşamasında talimat mahkemesinde; "ben iddianamede isimleri yazılı sanıklardan sadece ...'yı tanırım, diğer şahısları tanımıyorum. Ben.... hukuk mezunuyum, sanık ... ise sanıyorum ... hukuk fakültesini bitirmişti. 2013 yılında sanık ... ile Ankara da Keçiören ilçesinde bulunan bir evde adli ve idari yargı hakimlik sınavlarına hazırlanmıştık, bu ev ... örgütüne ait bir çalışma eviydi, bu evde ...., ... ve ismini hatırlamadığım bir kaç kişi daha vardı, evin ablası ... kod isimli bir şahıstı, gerçek adını emniyette öğrenip teşhis etmiştim. Bu evde ders çalıştık, bunun dışında bir iki defa ...'in ... dedikleri sesli bir vaazını dinledik, sınav bittikten sonra bu evden ayrıldım, Merve'nin ayrılıp ayrılmadığını bilmiyorum, sınavı kazanıp kazanmadığını bilmiyorum, ancak hatırladığım kadarı ile sınavı kazanamadı. 2013 yılında adli ve idari yargı hakimlik sınavı birer ay ara ile yapılmıştı, her iki sınavda da sınavdan bir gün önce Sermurakıp abla herkesi topladı, abdest aldırdı, Kuran'a el bastırıp yemin ettirdi ve kimseye söylememiz hususunda yemin ettirdi, bunlar sınavda çıkabilecek sınav soruları dedi. Bize sınav sorularını gösterdi, yarım saat boyunca bunları ezberleyin ve bana geri iade edin dedi, bizde ...'de dahil bu sorulara baktık ve ezberledik. Hatırladığım kadarı ile sadece genel kültür soruları vardı, hukuk soruları yoktu, kaç tane soru verdiğini hatırlamıyorum, ancak verdiği sorulardan 10-15 tanesi sınavda çıktı, ayrıca verdiği soruların cevapları da vardı, her iki sınavda da olay aynı şekilde gerçekleşmiştir. Ben 2013 yılındaki sınavı kazanamadım, 2014 yılında tekrar çalışma evlerinde kaldım, kaldığım bu evde de 2014 yılı adli ve idari yargı sınav sorularının bir kısmı bize getirilmişti, ancak bu dönemde sanık ... yoktu." şeklinde beyanda bulunmuş, ...; Kovuşturmada talimat mahkemesinde tanık sıfatıyla: "sanık ile birlikte 2013 yılında bir mezuniyet görüşmemiz olmuştu. 2013 yılının son sınıfında mezuniyet görüşmesi ile bir kaç görüşme olmuştu o da vardı, 2014 yılında Hakim Savcı çalışma grubunda birlikte Ankara da kaldık. Sınavdan sonra ayrıldığımız için sanığın sınavı kazanıp kazanmadığı konusunda bilgim bulunmamaktadır. Kaldığımız 6 aylık süre içerisinde dini içerikli sohbetler olmadı. Yalnızca ders çalışma amaçlı olarak evde kalıyorduk. Görüşme olursa da birebir olduğu için sanık ile bir görüşme olduysa ya da yapıldıysa benim bundan herhangi bir bilgim bulunmamaktadır. Sanık bildiğim kadarı ile ... Üniversitesinden mezundur. Bende oradan mezunum. Kendisi ile daha önceden bir tanışıklığımız yoktu. Herhangi bir sohbet grubunda denk gelmişliğimiz olmadı." şeklinde beyanda bulunmuş, ...; Soruşturma aşamasında savcılıkta müdafii ile birlikte; "örgütün sınavlara hazırlık evlerinde (iki ayrı evde) sanık ile birlikte kaldığını, 2014 yılındaki adli ve idari yargı sınavlarına hazırlandıklarını, bu sınavlara ilişkin soru verme olayına şahit olmadığını, sanığın bu sınavı kazandığını hatırladığını" beyan etmiş, Tanık ...'in yargılama aşamasında temin edilememesi sebebiyle dinlenilmesinden vazgeçilmiş olmakla birlikte, itirafçı beyanında tanık ...ün de adının geçtiği tanığın, kendisi hakkındaki soruşturmada Sulh Ceza Hakimliğindeki beyanında önceki beyanlarını aynen tekrar ettiği anlaşılmış, ...; Kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla; "ben sanığı aynı avukatlık ofisinde çalışmamızdan dolayı tanıyorum. Sanık avukatlık yaptığım ofiste okulunun son iki yılında üçüncü ve dördüncü sınıflarda yaz döneminde staj yaptı. Yine okulunu bitirdikten sonra da avukatlık stajının ilk altı ayını bizim gözetimimizde yaptı. Sanırım ikinci altı ayında da hakimlik yapmaya karar verdiği için tamamlamadı. Bu konuda çok bilgim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur. Bununla birlikte, temyiz aşamasında dosyaya beyanları gönderilen gizli tanık ...'ın; üniversite döneminde Buca'da örgüte ait bir eve gittiğini, burada sanığın da bulunduğunu, sanığın halen hakim stajeri olduğunu bildiğini, kollukta "bilgi alma" tutanağı ile ifadesine başvurulan....'ın ise; Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi sanığın okulda cemaat evinde kalan öğrenciler ile ilgilendiğini, sanki cemaat tarafından kendi sınıflarının ablası konumunda olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Sanık her ne kadar aşama savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek isnatları külliyen reddetmiş ise de, tanıkların sanığa ait kişisel bilgilerle uyumlu, ayrıntılı, somut, birbirini kronolojik olarak takip eden, hatta 2014 yılı hakimlik sınavına çalışma evinde kaldığına dair birbirlerinin itirafçı beyanlarında da adları geçen tanıklar Asiye ve Ayşegül'ün aynı yöndeki ve tüm tanıkların aşamalardaki birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanları, sanıkla herhangi bir husumetlerinin olmaması, gerçeğe aykırı şekilde beyanda bulunmalarını gerektirecek bir durumun dava dosyasına yansımaması karşısında, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmak maksatlı olduğu değerlendirilmiş ve bu yöndeki mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Bu haliyle sanığın örgütsel faaliyetlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. .../PDY silahlı terör örgütüne ilişkin ülke genelinde yapılan soruşturmalar sonucunda elde edilen tüm bilgi ve belgelerden hareketle Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Dairesi Başkanlığının hazırladığı “bilgi notu” niteliğindeki örgüt terminolojisini açıklayan .../PDY sözlüğüne göre; "Örgütün adli yargı mahrem yapılanmasında örgüt mensubu olan ve/veya örgüte kazandırılması istenen adli yargı mensupları ile örgütsel faaliyetler doğrultusunda ilgilenen ünite yapılanması, “adli yargı mahrem ünite yapılanması”dır. Yapılanmanın en üstünde ‘Türkiye Adli Yargı İmamı’ bulunmaktadır. Ona bağlı hiyerarşik yapıda aşağıya doğru, ‘İllerdeki Adliye İmamı (Sivil)’, ‘Adliye İmam Yardımcısı’ ve sohbet hocaları sıralanmaktadır. “Adli ve idari yargı sınavına hazırlık ev”lerinin; Örgütün hâkim/savcı hazırlık evleri yapılanmasında kullanılan, işleyiş olarak ders çalışma evlerine benzeyen ve ağırlıklı olarak Ankara’da bulunan gizli ve özel evlerdir. Hazırlık evleri; - Adli ve İdari Yargı Sınavına Hazırlık Evi, - Mülakata Hazırlık Evi - Staj Evi olmak üzere üç kademeli bir organizasyonel yapıya sahiptir. Hazırlık evlerinde kalanlar, sınavları kazanamamaları halinde diğer kamu sınavlarına yönlendirilmektedir. Adli ve idari yargı sınavına hazırlık evi mezun mesulleri, hukuk fakültesinde okuyan örgüt mensubu öğrencilerle üniversite 4’üncü sınıftayken yaptıkları kariyer/meslek görüşmelerinde bu öğrencileri hâkimlik/savcılığa yönlendirmektedir. Örgüt mensubu öğrencilerin üniversiteden mezun olunması sonrasında ise değerlendirme neticesine göre örgüt kontrolündeki hazırlık evlerine geçiş yapmasına karar verilmekte, evlerden sorumlu olan örgüt mensuplarıyla irtibat kurularak öğrenciler bu özel ve gizli evlere alınmaktadır. Her evin bir sorumlusu bulunmaktadır ve bu sorumlular murakıp olarak adlandırılmaktadır. Murakıplar, 2-3 hazırlık evinden sorumlu olan ser murakıba bağlı olarak faaliyet yürütmektedir. Murakıplar; avukat veya aktif olarak Adalet Bakanlığı kadrolarında hâkimlik veya savcılık yapanlar ile stajyer hâkim/savcılardan seçilmekte ve görevlendirilmektedir. Evlerde kalanların ev içerisinde cep telefonu kullanması yasaktır, telefonlar murakıplar tarafından toplanmaktadır. Evlerde kalanlar ile murakıp ve ser murakıplar arasında, murakıp ve ser murakıpların kendi aralarındaki iletişimlerinde ve bunlara ek olarak evlerde yoğun tedbir uygulanmaktadır. Bu tedbirlerden bazıları; operasyonel hat kullanımı, telefon numaralarını şifreleme, büfe/ankesör telefonları kullanımı, eve sabit hat bağlatılmaması, evlerden hiç kimseye bahsedilmemesi ve evde tanışılan kişilerin kimseye söylenmemesi vb. şeklindedir. Sınava hazırlık evlerinde kalan öğrencilerin takibi sorumlu murakıp ve ser murakıplarca yapılarak öğrencilerin günlük en az 10 saatlik ders çalışması sağlanmaktadır. Ders çalışma haricinde öğrencilere yoğunlaştırılmış ideolojik eğitim verilmekte, ihtiyaç duyulabilecek özel mesleki beceriler kazandırılmakta ve bu amaçla eğitimlerden geçirilmektedir. Evlerin sorumluluğu stajyer hâkim/savcılara verilebilmektedir. Bunlar haftada bir kez sorumlusu olduğu evi kontrole gitmekte, evin kirasını karşılamakta ve ayrıca evlerin elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri stajyer hâkim/savcıların üzerine açılabilmektedir. Ankara’da hazırlık evlerinin eşyalarının saklandığı bir depo vardır. Depocu olarak tabir edilen şahısların eşyaları depolamak ve taşımak gibi görevleri bulunmaktadır. Ser murakıp tarafından, evlere geçmiş dönemde Adli ve İdari Yargı Sınavında çıkmış soruların ve çözümlerinin bulunduğu “Diamond” isimli bir kitapçık ile deneme kitapçıkları getirilmekte, evde kalanlara gerçek sınav formatında optik kâğıda işaretlenerek deneme sınavları yapılmaktadır. Söz konusu optik formlar ser murakıp olan şahsa iletilmekte, ser murakıp tarafından gruptakiler arasında başarı sıralaması yapılmaktadır. Yoğun bir ders çalıştırma programına alınan öğrenciye, ser murakıp tarafından mümkünse sınava yakın bir zamanda çalınan sorular verilmektedir. Faaliyetleri ara sıra aksatan ve örgüte göre kötü alışkanlıkları olanlar, düzenli çalışma ortamının bulunmadığı bir eve yerleştirilmekte ve bunlara sorular verilmemektedir. Çalışma evleri, yapıya bağlılık durumuna göre derecelendirilmektedir. Örgütle bağı az olan kişiler “Dinozor Evi” olarak tabir edilen evlere yönlendirilmektedir. Mülakata hazırlık evi adli ve idari yargı sınavı sonrasında, sınava hazırlık evleri mülakat evi olarak kullanılmakta ve sınavı kazanan adaylar bu evlerde mülakata hazırlanmaktadır. Mülakata hazırlık evlerinde tedbir uygulamaları biraz esnetilmekte, evde kalanların cep telefonu kullanması serbest bırakılmaktadır. Staj evi yazılı sınav ve mülakat aşamalarından geçen hâkim/savcı adayları, staj dönemini başarı ile tamamlamaları için staj evlerine yönlendirilmektedir. Stajyer hâkim/savcılar bu dönemde, sınava hazırlık ve mülakata hazırlık evlerinden farklı bir evde kalmaktadır." Bu bilgilerden hareketle üniversite hayatı boyunca örgüt evlerinde kalan, ev ablalığı yapan, örgüt yapılanması, işleyişi ve somut durum ile bağdaştığı üzere BTM'lik yaptığı da belirtilen ve örgüt tarafından verilen eleman kazanma amacına yönelik görev ve sorumlulukları bulunan, örgüte bağlılığı üst seviyede olması sebebiyle 2013 yılında sınırlı sayıda genel kültür sınav sorularının da verildiği, kira vermediği, iletişiminin kısıtlandığı, yoğun tedbir ve gizlilik barındıran örgüt çalışma evine yerleştirilen, 2014 yılında ise 2013 yılında kendilerine de soruların verildiğini ifade eden tanıkların da bulunduğu başka bir eve yerleştirilen, sınava çalışmanın yanında ideolojik eğitim de aldığı anlaşılan hukuk eğitimi almış bir insanın, suç teşkil eden faaliyetlerin bir parçası olmanın yanında içinde bulunduğu organizasyonun örgütsel bir organizasyon olduğunu buna bağlı olarak örgütün nihai amacını bilmediğinden bahsedilemez. Adli yargı mahrem ünite yapılanmasında yer alan ve örgütün nihai amacından haberdar olduğu yönünde kuşku bulunmayan sanığın, zaman sınırlaması olmaksızın örgütsel faaliyetlerinden sorumlu olduğunun ve bu haliyle eylemlerinin atılı suçu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasının hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.01.2025 tarihli ve 2022/17468-2025/1743 sayılı kararına karşı sanık aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulmuştur. " şeklinde belirtilmiştir. C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, kod adı bulunmayan sanığın; silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilememesi ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna olaşmamış olması nedeniyle örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, atılı suçtan beraati gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden itirazın reddine karar verilmiştir. D) SONUÇ: 1) Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden İTİRAZIN REDDİNE, 2) Dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2013 yılında mezun olan, adli yargı hakim adayı olarak görev yapmakta iken 689 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden ihraç edilen sanık hakkında, dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan tanıkların "sanığın örgüte ait evlerde örgüt adına ev ablalığı görevi yürüterek evde dini sohbetler, risale okuma gibi faliyetler yaptığını, kendilerini sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara davet ettiğini, BTM (bölge talebe mesulü) olarak görev yaptığını, bir dönem KYK yurduna geçerek burda da örgüt ile irtibatını devam ettirdiğini, mezun olduktan sonra bir örgüt evinde meslek görüşmesine gittiğini, 2013-2014 yıllarında örgüt evlerinde adli ve idari yargı hakimlik sınavlarına hazırlandığını, 2013 yılı adli-idari yargı hakimlik sınavının genel kültür bölümünde yer alan soruların bir kısmını sanığa da verildiğini " beyan etmeleri karşısında doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden talimat yoluyla alınan beyanları ile yetinilmesi ayrıca hükümden sonra dosyaya gönderildiği anlaşılan ve sanık hakkında beyanlarda bulunan .... M.'nin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi lüzumu ile mahkemece verilen mahkumiyet kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar verilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜ, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16/01/2025 tarihli ve 2022/17468 Esas, 2025/1743 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI gerektiği halde "Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, kod adı bulunmayan sanığın; silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilememesi ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmamış olması nedeniyle örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağı " gerekçesi ile beraat kararı verilmesi yönündeki bozma kararına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.