Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/4025 E. 2026/7408 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4025
- Karar No
- 2026/7408
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/33 E., 2024/473 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
İlk derece mahkemesince bozma verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanığın vekaletnameli müdafiinin duruşmaları takip etmemesi nedeni ile sanığa yargılamanın son celsesinde CMK'nın 150. maddesi gereği zorunlu müdafii tayin edildiğinden, vekaletnameli müdafiinin görevinin sona erdiğinden vekaletnemeli müdafiinin temyiz talebini CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen; sanık müdafiinin ise vekâlet ücretine özgülediği temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; a. Yapılan yargılama sonunda, 1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat kararı verilmesi halinde kendisini zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi, b. 5271 sayılı CMK'nın 142/2-2 nci cümle ve 141/1-e bentleri gereğince kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin istemleri bakımından 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı hususu dikkate alınmadan oturdukları yere en yakın Ağır Ceza Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvuruda bulunmak suretiyle tazminat hakkı bulunduğunun ihtarına denilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 142/2 maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği ilk derece mahkemesi hükmünün 3 üncü fıkrası tümüyle çıkartılarak yerine ''Beraat eden sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uyarınca karar veya hükümlerin kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat komisyonuna müracaat hakkı bulunduğunun ihtarına'' ibaresinin eklenmesi ve üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık yararına ödenmesi gereken 48.000,00 TL'den, zorunlu olarak görevlendirilen müdafiiye "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" uyarınca ödenen 7.050,00 TL'nin mahsubu suretiyle 40.950,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazine'den alınıp sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.