Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/2643 E. 2026/10275 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2643
Karar No
2026/10275
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/366 E., 2024/1994 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/153 E., 2023/477 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme 27.04.2022 (tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirmesi yönünden) HÜKÜM: Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddesi Sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve el değiştirmesi suçundan; TCK'nın 174/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/2, 62/1, 52/1-2, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, 2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak elde bulundurulması ve el değiştirmesi, sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; A) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak elde bulundurulması ve el değiştirmesi suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden; Sanıklar ..., ..., ... müdafiinin tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan hükmolunan cezaların miktarı ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından sanıklar müdafilerinin bu suç yönünden temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca reddine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak elde bulundurulması ve el değiştirmesi suçundan yargılama yapılmasına ve bu suçtan hüküm kurulurken temel cezada "3713 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi delaleti ile TCK'nın 174/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında" artırım yapılırken "cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi delaleti ile TCK'nın 174/2. maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılmış" denilmek suretiyle hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturularak CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, B) Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden; Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarihli ve 2017/18 09... /5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Sanıkların dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında mahkûmiyete yeterli, somut delil bulunmayan ve savunmalarının aksi ispatlanamayan sanıkların bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetine yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediğinden sanıkların beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar ..., ... ve ... hakkında bozma nedeni ve ceza infaz kurumunda geçirdikleri süreler dikkate alınarak tehlikeli maddelerin izinsiz olarak elde bulundurulması ve el değiştirmesi suçu bakımından İNFAZIN DURDURULMASINA, bozma gerekçeleri nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'in tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirmesi suçundan, sanık ...'un silahlı terör örgütüne üye olma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirmesi suçlarından TAHLİYELERİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değillerse DERHAL SALIVERİLMELERİNİN sağlanması için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/2643, K. 2026/10275, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-2643-e-2026-10275-k-15646d40c492