Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/3617 E. 2026/3979 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3617
- Karar No
- 2026/3979
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/540 E., 2021/1343 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/386 E., 2019/203 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 221/4-2. cümle,62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararınınkaldırılarak; TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle temyiz aşamasında gelen sanık hakkındaki başka dosya şüphelilerinin anlatımlarının ve güncel emniyet mahrem araştırma raporunun, dosyada mevcut olup sanık savunmasında yer alması ve mahkemece değerlendirilen döneme ilişkin olması nedenleriyle 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince okunmaması sonuca etkili bulunmamıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; Dosya kapsamında yer alan belgeler ve mahkeme kabulüne göre; sanığın savunmasında, kollukta alınan ifadesinden itibaren hakkında soruşturma başlamadan ve yakalama öncesinde kolluk kuvvetlerine kendiliğinden müracaatla etkin pişmanlık kapsamında bilgiler verdiğini beyan ettiği, 26.04.2017 tarihli yakalama tutanağı içeriğine göre ikametinde yapılan aramada ele geçirilen belgelerde savunmasında beyan ettiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı etkin pişmanlık ihtiva eden beyanlarının bir suretinin ele geçirildiği, yakalamadan önceki 10.03.2017- 26.04.2017 tarih aralığında dosyada tanık olarak beyanına başvurulan emniyet görevlisi ... Ç. ile 11 defa ve diğer görevli ... Ş. ile sanığın 44 defa HTS irtibat kaydının bulunduğu, ev aramasının yapıldığı 26.04.2017 günü saat 0:55'de... Ç. ile sanığın 23 sn görüşme kaydının olduğu, tanık ... Ç.'nin anlatımında sanık savunmasını kısmen doğruladığı, ayrıca .. Ş. ile HTS irtibatının da bulunduğu 14.03.2017 tarihinde Polis Akademisi kantininden alınma kendi kredi kartı harcama fişi ve bunu gösteren kredi kartı hesap özeti suretinin bulunduğu hususları nazara alınarak; sanığın soruşturma öncesi kendiliğinden emniyet birimlerine müracaat ettiği, tüm aşama beyanlarında ana hatlarıyla sebat ettiği, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı talep ederek ifade verdiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu anlamda samimi anlatımlarda bulunarak, örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler veren, teşhis işlemlerinde bulunmak suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan sanık hakkında TCK’nın 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, sanığın darbe girişiminden sonra çok geç tarihte emniyet birimlerine başvurduğu, verdiği beyanların samimi olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de; 1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Somut olay ve mevcut deliller değerlendirildiğinde; örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak örgüt ile bağlantısını ve örgütsel faaliyetlerini anlatan, başkaca örgüt mensupları hakkında da faydalı bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunup samimi olarak pişmanlık duyduğunu ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ile verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken, bölge adliye mahkemesince dosya kapsamı ile uyuşmayan, sanığın darbe girişiminden sonra çok geç tarihte emniyet birimlerine başvurduğu, konumuna uygun ve samimi beyanlarda bulunmadığı bu nedenle TCK'nın 221/4. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı şeklindeki yerinde olmayan değerlendirme neticesinde ilk derece mahkemesince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle verilen mahkûmiyet kararının ortadan kaldırılması ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı tarih ve süreler ile suç tarihinin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232. maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (d) bendlerine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.