Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2778 E. 2026/4532 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2778
- Karar No
- 2026/4532
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/112 E., 2026/28 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle meslek icrasından yasaklanmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 25.12.2024 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle meslek icrasından yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiği, kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanığın kusursuz olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı, sanık hakkında meslekten yasaklanmasına karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;13.05.2014 tarihinde saat 10.00 sıralarında, ... Mahallesi ... Meydana .../Van adresinde, müteahhitliğini sanık ...’un yaptığı bina inşaatında dış cephe alüminyum kaplama işinde çalışan 34 yaşında ...’ın iç cephede inşaatın ikinci katında merdivenlerin hemen yan tarafında bulunan asansör boşluğundan yaklaşık 10 metre yükseklikten aşağıya düşerek ölümüyle sonuçlanan iş kazasında, asansör boşlukları önünde düşmeyi önleyecek yeterli sağlamlıkta toplu koruma önlemlerinin (korkuluklar/bariyerler/platform/güvenlik ağları) alınmaması söz konusu inşaatta yüksekte olmayan ve konulduğu yerde sabitlenmemiş ahşap paletlerle kapatılmaya çalışılması ve alınacak önlemler hususunda iş güvenliği eğitimi verilmemesi, inşaatta gerekli önlemlerinin alınıp alınmadığının kontrol edilip denetlenmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu ve müteahhit aynı zamanda inşaat sahibi olan sanık ... tarafından ölenin yapı işlerinde eğitim alınmasını sağlamaksızın ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını temin etmeksizin çalıştırıldığı, asansör boşluklarının önünde düşmeyi engelleyecek yeterli sağlamlıkta toplu koruma önlemlerinin (korkuluk/bariyer/platform/güvenlik ağları) alınmadan ve risk değerlendirilmesi yaptırılması gerekirken dosyada mevcut bilirkişi raporlarındaki tespitlerden anlaşılacağı üzere, sanığın aksine davranışlarla çok tehlikeli işlerden sayılan binaların inşaatı faaliyeti sırasında meydana gelen kazayı öngörebilmesine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.01.2023 tarihli ve 2019/12-151 E., 2023/12 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup müteahhitlik faaliyetlerinin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde sanık hakkında 1 yıl süreyle mesleğin icrasından yasaklanmasına karar verilmesi,
2-Sanığın ceza miktarı açısından kazanılmış hakkına ilişkin uygulama maddesi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi olduğu halde; hükümde uygulama maddesi olarak CMK'nın 326. maddesinin son cümlesi olarak gösterilerek, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılarak uygulanan kanun maddesinin hatalı gösterilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (4). fıkrasındaki "CMK 326. maddesinin son cümlesi" ibarelerinin, "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca" ibareleri ile değiştirilmesi ve hükmün (7). fıkrasının hükümden çıkarılması suretiyle, hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.