Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4389 E. 2026/4582 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4389
- Karar No
- 2026/4582
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2254 E., 2023/347 K. SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-3-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 27.300,00 TL adlî para cezasıyla ile cezalandırılmasına, verilen adlî para cezasının birbirini takip eden 24 eşit taksitte ödenmesine ve doktorluk mesleği icrasının 9 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 257/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-3-4 ve 53/5. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezasıyla ile cezalandırılmasına, verilen adlî para cezasının birbirini takip eden 6 eşit taksitte ödenmesine ve doktorluk mesleği icrasının 75 gün süre ile yasaklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun davrandığına, katılan tarafın herhangi bir zararının olmamasına ve zararı belgelendirmemesine rağmen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ve sanığın aleyhine olacak şekilde 2022 yılındaki Avukatlık Ücret Tarifesi'ne göre iki ayrı vekâlet ücreti verilmesi nedenleriyle verilen karar bozularak beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.09.2019 tarihinde ...'un kalp rahatsızlığının bulunması ve göğüs ağrısı çekmesi nedeniyle ... Hastanesi'ne götürüldüğü, burada pratisyen hekim olarak görev yapan sanık ... tarafından tedavi edilerek taburcu edildiği ve evine gönderildiği, ancak 12.09.2019 tarihinde ...'nin yeniden fenalaşarak aynı hastaneye götürüldüğü ve sanık ... tarafından müdahalede bulunulduğu, ancak ...'un öldüğü olayda; yapılan otopside, ...'nin mevcut aterosklerotik kalp hastalığı ve geçirilmiş eski miyokard enfarktisü zemininde gelişen kardiak aritmi nedeniyle öldüğünün tespit edildiği; 30.09.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporu ile 05.12.2022 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun raporuna göre, göğüs ağrısı nedeniyle hastaneye başvuran ...'un EKG’lerinin incelenmesinde Mobitz tip 2 2. derece 2:1 AV blok ve yanı sıra DI, AVR, V4, V5 ve V6 derivasyonlarda 1 mm’yi bulan ST segment çökmesi ve T negatifliği tespit edildiği, göğüs ağrısı ile müracaat eden ve EKG’sinde 2. derece blok bulunan ve koroner kalp hastalığı bakımından ciddi risk faktörlerine sahip (hipertansiyon, diyabet) hastanın hemodinamisi düzeltildikten sonra acilen akut koroner sendrom şüphesi ile bir kardiyoloji merkezine doktor eşliğinde sevk edilmesi gerekirken hastanın taburcu edilmesinin tıbben uygun olmadığı ve sanık ...'ın eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı tespit edilerek, bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın kusurlu davranışlarıyla ...'un ölümü arasında uygun illiyet bağının saptanamaması sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Katılan ...'un kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre İlk Derece Mahkemesi aşaması için 4.080,00 TL ile Bölge Adliye Mahkemesi aşaması için 11.000,00 TL olmak üzere toplamda 15.080,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik vekâlet ücretine hükmolunması,
Hukuka aykını olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1.maddesi gereği, hükmün (7) numaralı bendi çıkarılarak yerine "Katılan ...'un kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre İlk Derece Mahkemesi aşaması için 4.080,00 TL ile İstinaf aşaması için 11.000,00 TL olmak üzere toplam 15.080,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine," ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.