Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/18833 E. 2026/2100 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18833
- Karar No
- 2026/2100
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/305 E., 2022/740 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/411 E., 2020/434 K.
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi ,gereği düşünüldü; 1-... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bölge adliye mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf başvurusunun, suçların nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği ) anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2-... vekilinin sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden; Müsnet suç için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü ile sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158. maddesinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce olması gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; 3-Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 23.10.2024 tarihli temyiz dilekçesinde sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği anlaşıldığından; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden savunması alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un
8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.