Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2183 E. 2026/9002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2183
- Karar No
- 2026/9002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3780 E., 2023/3269 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil elde edilemediğine, sanığın eylemi gece sayılan zaman dilimde yaptığına dair somut delil bulunmadığına, meydana geldiği iddia edilen zararın tamamını karşıladığına, olayda maddi zarar bulunmadığına, buna rağmen sanık hakkında üst sınırdan ceza tertibinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında lehine kanun hükümlerinin uygulanmadığına, TCK'nın 145. maddesi uyarınca malın değerinin az olduğunun dikkate alınmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kozaklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2019/17 Esas, 2021/143 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2023/581 Esas, 2023/596 Karar sayılı kararı ile "Olay anını gösteren kamera görüntülerindeki kamera tarih ve saatinin cd çözüm tutanağında güncel olup olmadığı yönünde herhangi bir tespit ile dosyaya yansıyan başkaca bir bilgi ve belgenin bulunmadığı sanığın da savunmasında olay günü iftardan sonra suçu işlediğini ancak suç saatini hatırlamadığı yönüdeki savunması da gözetilerek suç tarihinde gece vaktinin iftardan bir saat sonra başlaması nedeniyle suçun işlendiği zamanın belirlenmesi amacıyla olay yerinden elde edilen güvenlik kamera görüntülerindeki tarih ve saatin güncel tarih ve saat ile uyumlu olup olmadığı tespit edilerek, kamera tarih ve saatinin güncel olduğunun tespiti halinde sanığın hırsızlık suçlarını gece vakti işlediğinin kabul edilmesi, kamera tarih ve saatinin güncel olduğunun belirlenememesi halinde ise gece vaktinin iftardan sonra bir saat geçtikten sonra başlayacağı da gözetilerek sanık lehine yorum yapılarak hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerekeceğinden yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesinin, TCK’nın 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve failin güttüğü amaç ve saiki unsurlarının dikkate alınarak alt ve üst sınırlar içerisinde temel cezanın belirlenmesi gerektiği halde sanığın müdahillerin araçlarının camlarını kırarak araçların içerisine hırsızlık amacıyla girdiği olayda; mahkemece hırsızlık suçundan alt sınırdan ceza tayin edilmesine karşın mala zarar vermek suçundan suçun konusu olan zarar miktarı da gözetildiğinde teşdit uygulanmasını gerektirir bir hal olmadığı halde alt hadden uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini TCK'nın 3/1 ile TCK'nın 61. maddesine ve hakkaniyete aykırı olduğundan sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesinin, 15.04.2020 tarihli 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin hükümde gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçeleriyle sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2023/581 Esas, 2023/596 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kozaklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/282 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılıkların Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.