Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6671 E. 2024/12324 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6671
Karar No
2024/12324
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/868 E., 2020/50 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2018 tarihli ve 2017/578 Esas, 2018/199 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2018/868 Esas, 2020/50 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelemesinde hüküm fıkrasının düzeltilerek sanığın 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.01.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; 1.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince belirlenen ceza miktarı ve etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde yapılan indirim oranı yerindeyken Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sanığın almış olduğu ceza miktarını indirerek eksik ceza tayininde bulunmak suretiyle istinafın düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebeplere ve sair hususlara ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Sanığın ByLock'u kısa bir süreliğine kullandığına, 2.Yapı içerisinde kod adı kullanmadığına, 3.Sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği bilgilerin yararlı bilgiler olduğuna, konumuyla uyumlu teşhislerde bulunduğuna, 4.Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığına, fazla ceza tayin edildiğine, 5.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi, mümkün olmadığı takdirde ceza verilmesine yer olmadığı kararı ya da etkin pişmanlık indiriminin en üst oranda yapılarak hakkında HAGB kararının verilmesi gerektiğine, 6.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebeplere ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak duruşmasız yapılan yargılamada sanığın cezasında indirim yapılarak cezalandırılması ile istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye, eylemlerin nitelendirilmesine göre, sanık müdafiinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde İlk Derece Mahkemesince belirlenen hapis cezasında indirim yapılması, 2-Anayasanın 138 inci maddesi birinci fıkrasının hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezanın tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 3-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, 4-Kabul ve uygulamaya göre de; a)Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sırasında TCK'nın 221/4-2 maddesi uyarınca indirim yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca TCK'nın 221/4 maddesi olarak gösterilmesi, b)Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup, yakalanma ile temadi kesileceğinden; suç tarihinin temadinin kesildiği sanığın ikinci yakalama tarihi olan “01.12.2017” olduğu gözetilmeksizin, Bölge Adliye Mahmesi ve İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında "25.04.2017" olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2018/868 Esas, 2020/50 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/6671, K. 2024/12324, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-6671-e-2024-12324-k-405bd69c7dc8