Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/687 E. 2024/7577 K. – Haberleşmenin
Konu: Haberleşmenin Gizliliğini İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/687
- Karar No
- 2024/7577
- Karar Tarihi
- Konu
- Haberleşmenin Gizliliğini İhlal
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/585 E., 2020/2192 K. SUÇ : Haberleşmenin gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda, CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 132/3, 43/1, 53/1-2-3, 51/1-3-6-7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın aile bireylerine suça konu kayıtları dinletmesinin aleniyete sebep vermeyeceğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeme gerekçesinin olmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın kardeşi olan katılanın eşi ile aralarında alacak verecek meselesi ve silahla tehdit suçu nedeniyle husumet oluştuğu, sanığın katılan ile yapmış olduğu telefon konuşmasını kaydedip, hakkındaki iddialar nedeniyle aile bireylerine dinletmesine konu olayda, sanığın hakkındaki iddiaları ispatlama amacı taşıyan eyleminin suç oluşturmadığı kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın, kardeşi olan katılan ile yapmış olduğu telefon konuşmasını kaydedip, diğer kardeşleri olan ..., ... ve ...'a dinlettiği ve göndermesine konu eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 132/3. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyete karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eylemi TCK'nın 132/1-1. cümlesinde; Anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eylemi TCK'nın 132/1-2. cümlesinde; Başkalarının haberleşme içeriklerinin, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eylemi TCK'nın 132/2. maddesinde; Haberleşme içeriklerinin, haberleşmenin muhatabı olan diğer kişi tarafından, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi eylemi TCK'nın 132/3. madde ve fıkrasında suç olarak düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında, sanığın, kardeşi olan katılan ile yapmış olduğu telefon konuşmasını katılanın rızası dışında kaydedip, kardeşleri olan ..., ... ve ...'e dinletip göndermesine konu olayda; sanığın eylemini belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda ifşa etmemesi nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, 18.04.2018 ve 11.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarına göre konuşma içeriklerinin özel hayata ilişkin olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun da oluşmadığı anlaşılmakla sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.