Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/5139 E. 2024/378 K. – Terör Örgütü
Konu: Terör Örgütü Propagandası Yapmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5139
- Karar No
- 2024/378
- Karar Tarihi
- Konu
- Terör Örgütü Propagandası Yapmak
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1728 E., 2019/748 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2018 tarihli ve 2017/22 Esas, 2018/118 sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2, 7/2-2 nci cümle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2018/1728 Esas, 2019/748 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Atılı suça konu makalenin "siyasal eleştiri" değil, "siyasal analiz" yazısı olduğuna, düşünce açıklama sınırlarını aşmadığına, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1-Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; Haftalık yayımlanan "Umut" isimli gazetenin 02.10.2016 tarihli sayısında yazarı belirtilmeyen "IŞİD bahane işgal şahane" başlıklı yazı içeriği dikkate alınarak; yazının yazarının belirtilmemesi ve yazının yayınlandığı tarihte sanığın yazı işleri müdürü olup suçtan doğrudan sorumlu olduğu gözetildiğinde, bu haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 301 inci maddesinde düzenlenen "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama" suçunu oluşturduğu, dosya kapsamının incelenmesinde anılan suçtan sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/154327 numaralı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü, bu kapsamda adı geçen soruşturmanın akıbeti de araştırılarak, mezkur suçun soruşturmasının Adalet Bakanlığının iznine bağlı olduğu da nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken suçun vasfının tayininde düşülen yanılgı ile sanığın silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre; a)İddianamede talep edilmediği ve esas hakkında mütalaada da belirtilmediği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine ve CMK’nın 226 ncı maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, b)Sanığın adli sicil kaydında görünen, kesinleşmiş HAGB kararları yönünden ihbarda bulunulmaması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2018/1728 Esas, 2019/748 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.