Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/489 E. 2023/1766 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/489
Karar No
2023/1766
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/680 E., 2019/1696 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/273 Esas, 2019/57 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.10.2019 tarihli 2019/680 Esas, 2019/1696 sayılı Kararı ile, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.11.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; 1. Sanığın üniversite öğrenimi sırasında örgüte ait evlerde kaldığı, tanık beyanlarına göre bu evlerde ev ablası olarak örgütsel faaliyet yürüttüğü, öğrencilerden topladığı kurban parası, gazete ve dergi aboneliği bedellerini bağlı olduğu bölge ablasına ilettiğine, 2. Örgüt evlerinde sohbet adı altında örgütsel toplantılar düzenlendiği, sohbet hocalığı yaptığı ve örgütün bölge toplantılarına katıldığına, 3. Sanığın üniversite son sınıfta meslek belirlemek için yapılan mezun görüşmelerine katıldığına, 4. Mezuniyet sonrası hakimlik sınavlarına Ankara ilinde bulunan örgüte ait sınava hazırlama mahrem evlerinde hazırlandığına, 5. Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın örgüt içi haberleşme programlarını kullandığına dair herhangi bir tespitin olmadığı, tanık H.S. beyanlarında özetle, kendisinin 2013 yılı içerisinde Eylül ayından 22 Aralık tarihine kadar örgütün hakim savcı çalışma evlerinde kaldığını, burada hakimlik sınavına hazırlandığını, sanığın da bu evde sınava hazırlanan kişilerden biri olduğunu, bu evin murakıbının Z.G. ve ser murakıbının K.Ü. olduğunu, haftada bir dini sohbetlerin Z.G. tarafından yapıldığını, sohbetlerde örgüt liderinin kitaplarının okunduğunu, evde sınava toplam beş kişinin hazırlandığını, sanığın ve kendisinin sınavı kazanamadığını ancak diğer kişilerin kazandığını, sanığın bunun haricinde örgütsel herhangi bir faaliyetine şahit olmadığını beyan ettiği, tanık M.I. beyanlarında özetle, kendisinin 2013 Eylül ayından itibaren 3-4 ay boyunca örgütün hakim savcı çalışma evlerinde kaldığını, burada hakimlik sınavına hazırlandığını, sanığın da bu evde sınava hazırlanan kişilerden biri olduğunu, sanığın kendisine üniversite döneminde de örgüte ait öğrenci evlerinde kaldığını söylediğini beyan ettiği, tanık N.Y. beyanlarında özetle, kendisinin 2009-2010 yıllarında örgüte müzahir öğrenci evlerinde kaldığını, sanığın bu evde ev ablası konumunda olduğunu, kendilerinden kurban parası, dergi ve gazete parası topladığını, topladığı paraları bölge ablasına verdiğini, evde kalanlara sohbet verdiğini, örgütün düzenlediği büyük çaptaki sohbetlere de kalanları götürdüğünü, katılmayanlara neden katılmadıklarını sorarak evden çıkarmakla tehdit ettiğini, zaman zaman da bölgeci konumundaki kişileri sohbet vermesi için eve çağırdığını, sanığın sohbetlerde hizmet hareketi diye adlandırılan yapının nasıl oluştuğu, ne şekilde gelişeceği ve evde kalanlardan yapının beklentileri hususlarında açıklamalarda bulunduğunu, sanığın evde kalan hukukçulara hakim savcı olması yönünde telkinde bulunduğunu ve örgütün hakim savcı çalışma evleri olduğunu söylediğini beyan ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan E.K.Ö. beyanlarında özetle, sanığın 2013 yılında örgüte ait öğrenci evlerinde kaldığını beyan ettiği ve sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan Ş.T. beyanlarında özetle, üniversite dönemi son senesinde (2012-2013 yıllarında) örgütün düzenlediği kariyer görüşmesine katıldığını, burada Feyza (kod) isimli kişinin kendisine üniversite bittikten sonra ne olmak istediği yönünde sorular sorduğunu, kendisinin hakim savcı olmak istediğini söylediğini, bu görüşmelerde sanığın da bulunduğunu beyan ettiği ve sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan E.U. beyanlarında özetle, 2013 yılı Şubat ile Haziran ayları arasında hakim savcılık mülakatı için Ankara'ya gittiğini, örgüt içerisinden kişilerin kendisi ile irtibata geçerek kendisinden örgüte müzahir hakim savcı çalışma evlerinde kalacak bir kişiyi otogarda karşılaması ve eve götürmesi yönünde talepte bulunduğunu, mülakat dönemi olduğundan dolayı teklifi kabul ettiğini, karşılamaya gittiği kişinin sanık ... olduğunu, sanığı otogardan alarak örgüte müzahir hakim savcı evlerine götürdüğünü, sanıkla ilk defa burada karşılaştığını beyan ettiği ve sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan T.D. beyanlarında özetle, 2013 yılı Eylül aylarında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan örgüte ait evde 10 ... kadar kaldığını, bu evde farklı hukuk fakültelerinden mezun olan şahısların toplanarak örgüte ait hakim savcı çalışma evlerine dağıtımın yapıldığını, sanığın da bu evde kalanlardan biri olduğunu beyan ettiği ve sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan S.T. beyanlarında özetle, kendisinin örgüte ait hakim savcı çalışma evlerinde kaldığını, sanığın da bu evde kalan kişilerden biri olduğunu beyan ettiği ve sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan S.T.K. beyanlarında özetle, 2013 yılı Ağustos-Eylül aylarında Ankara ilinde bulunan örgüte ait evde yaklaşık on ... kadar kaldığını, bu evde farklı hukuk fakültelerinden mezun olan şahısların toplanarak örgüte ait hakim savcı çalışma evlerine dağıtımın yapıldığını, sanığın da bu evde kalanlardan biri olduğunu beyan ettiği ve sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, sanık savunmasında; ortaokul ikinci sınıftan itibaren örgüte müzahir dershanelere gittiğini, üniversite dönemi boyunca örgüte ait öğrenci evlerinde kaldığını, üniversite ikinci sınıfta ev ablalığı yaptığını, sonraki dönemlerde kaldığı ev ile birlikte üç evin sorumlusu olduğunu, üniversiteden mezun olduktan sonra örgüte ait hakim savcı çalışma evlerinde sınava hazırlandığını ancak kazanamadığını, 2014 Şubat ayı itibariyle yapıyla bağlantısını koparttığını savunduğu, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamında sanığın eylemlerinin 2014 yılı Şubat ayına kadar devam ettiği, 2014 Şubat ayı sonrasına ilişkin herhangi bir tanık beyanı veyahut bilgi ve belge bulunmadığı, sanığın üniversite döneminde ev ablalığı yaptığı, sonrasında örgüte ait hakim savcı çalışma evlerinde sınava hazırlandığı ancak kazanamadığı, sanığın eylemlerinin örgüte üye olmak için gerekli olan süreklilik unsurunu taşımadığı, bu haliyle sanığın eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı ve örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği, durum karşısında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden arınmış, kesin, somut ve tam inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz (TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir. Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Sanığın aşamalardaki samimi ikrarı ve dosya kapsamı ile uyumlu kabule göre, öğrencilik döneminde kaldığı örgüte ait evin ablalığını yapan ve üç öğrenci evinin de sorumluluğunu üstlenen, mezuniyet sonrası örgüte ait sınav çalışma evlerinde kalarak hakimlik sınavlarına hazırlanan, sınavlarda başarılı olamayınca memleketine dönen ve örgütün nihai amaçlarını açıkça ortaya koyan dış aleme yansıyan olay ve olguların yaşandığı dönemden itibaren herhangi bir örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen, aşamalarda kaldığı döneme ilişkin örgüt faaliyetleri ile bildiği diğer örgüt mensupları hakkında samimi anlatımlarda bulunan sanığın beraatine ilişkin hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanık hakkında beraat kararı verilirken atılı suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kastının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 ücü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yerine aynı Kanun ve maddesinin (e) bendi uyarınca karar verilmesi dışında hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği, hüküm fıkrasındaki "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince" ibaresinin çıkarılarak yerine "yüklenen suç açısından failin kastının bulunmaması" yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/489, K. 2023/1766, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-489-e-2023-1766-k-f62a28131c44