Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/37595 E. 2025/26039 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/37595
Karar No
2025/26039
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/564 E., 2021/732 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/779 E., 2018/803 K.

, 5- ..., 6- ..., 7- ...,

8- ..., 9- ..., 10- ...

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma

..., ..., ...)

13.08.2016 (..., ...)

20.09.2016 (...)

27.10.2016 (...)

HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ...,

, ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713

sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri

uyarınca mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan

reddi

2- Sanıklar ..., ..., ...,

..., ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı

Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63... /5. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına yönelik istinaf

başvurusunun esastan reddi

, ..., ..., ...,

, ..., ... müdafileri, sanık

...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

A. Sanık ... hakkında mahkûmiyet hükümleri yönünden sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Sanık ... yönünden çocuğunu örgüte müzahir okula gönderme, örgütle iltisaklı ... Gazetesi'ne abone olmanın müsnet suç yönünden delil yada örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz taleplerinin incelenmesinde;

B. 1. Sanık ... hakkında temyiz taleplerinin incelenmesinde;

1. Tanık .. ... beyanlarının temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşıldığından tanığın duruşmaya celp edilerek dinlenip sanığın eylem ve faaliyetlerinin hangi tarihe kadar devam ettiği sorulmak suretiyle etraflıca beyanlarının alınması, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinden sonra dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı öncesi/sonrası ile ...’nın TMSF’ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrasını da kapsayacak şekilde sanığa ait ... hesap kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, aldırılacak ayrıntılı rapor sonucuna göre suç kastı da değerlendirilmek suretiyle örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma, hesap açma vb. işlemlerinin olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

3. Kabul ve uygulamaya göre de;

a. Çocuğunu örgüte müzahir okula gönderme ve örgütle iltisaklı ... Gazetesi'ne abone olmasının müsnet suç yönünden delil yada örgütsel faaliyet olarak kabul edilmesi,

b. Sanık ... hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezasından, 1/6 oranında indirim uygulandığında 6 yıl 10... gün hapis cezası yerine, 5 yıl 22... gün hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

B. 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında temyiz taleplerinin incelenmesinde;

1. Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan ..... terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,

Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanıkların dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanıkların beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere sanıkların şirketi bedelsiz olarak devralıp bedelsiz şekilde devrettikleri, dernek üyeliği, içeriği belli olmayan sohbet toplantılarına katılma dışında haklarında delil bulunmayan sanıkların bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,

2. Kabul ve uygulamaya göre de;

a. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden çocuğunu örgüte müzahir okula gönderme, örgütle iltisaklı ... Gazetesi'ne abone olma ve sanık ... yönünden örgütle iltisaklı ... Gazetesi'ne abone olmanın müsnet suç yönünden delil yada örgütsel faaliyet olarak kabul edilmesi,

b. Sanıklar ..., ... hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezasından, 1/6 oranında indirim uygulandığında 6 yıl 10... gün hapis cezası yerine, 5 yıl 22... gün hapis cezası; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 221/4-2. cümlesi uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezasından, 1/3 oranında indirim uygulandığında 5 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 4 yıl 18 ay, bu cezadan da TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılırken, 4 yıl 7 ay hapis cezası yerine, 3 yıl 19 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda ceza miktarı yönünden sanık ...'ın kazanılmış hakkının 5271 sayılı CMK’nın 307 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/37595, K. 2025/26039, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-37595-e-2025-26039-k-1b3368018a7d