Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3350 E. 2024/13051 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3350
Karar No
2024/13051
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/308 E., 2019/798 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 09.08.2019 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin karara yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddi şeklindeki kararın sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edildiği, 09.08.2019 tarihli ek karar ile kararın kesin olduğundan temyizinin kabil olmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddi yönünde karar verildiği, sanık müdafinin 20.08.2019 tarihinde ek kararı temyiz ettiği, 7188 sayılı Kanun'un 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte sanık hakkında verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kapsamına alındığı, her ne kadar sanık müdafi tarafından adı geçen yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 15 günlük süre içerisinde temyiz başvurusunda bulunulmamışsa da sanık müdafi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hem asıl kararı hem de ek kararı temyiz ederek temyiz iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz talebinin kabulüyle 09.08.2019 tarihli ek karar KALDIRILARAK yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/33 Esas, 2019/28 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2019/308 Esas, 2019/798 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.08.2019 tarihli ve 2019/308 Esas, 2019/798 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz talebinin kararın kesin olması sebebiyle reddine karar verilmiştir. 4. 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.12.2021 tarihli ve Ret - Ek kararın onanması görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ayrıntılı beyanlarda bulunan sanık hakkında belirlenen cezada üst hadden indirim yapılması gerektiğine, 2. Suç vasfında hata yapıldığına, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; 1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin döndüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin döndüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin döndüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, örgütteki konumu ve faaliyetleri de nazara alındığında, verilen bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla ceza tayini, 2-Kabul ve uygulamaya göre ise; Sanığın, hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin TCK'nın 221/4-2 nci cümle maddesi yerine TCK'nın 221/4. maddesi olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2019/308 Esas, 2019/798 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/3350, K. 2024/13051, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-3350-e-2024-13051-k-cf771e295784