Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30818 E. 2023/1047 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/30818
- Karar No
- 2023/1047
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2022/121K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarihli ve 2017/293 Esas, 2018/80 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik hüküm kurulmuştur. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.05.2018 tarihli ve 2018/877 Esas, 2018/1026 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyasının,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2019 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunması üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.11.2020 tarihli ve 2019/10127 Esas, 2020/5937 sayılı Kararı ile hükmün "ilgili birimlerden sanığa ait ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının yeniden istenmesi, bulunmaması durumunda CGNAT ve HTS kayıtları getirtilerek bu kayıtlar üzerinde uzman kişiler aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın ByLock kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi, yine UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, sanığın polis memuru olması karşısında ilgili birimlerden sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporu bulunup bulunmadığı sorularak, varsa bu rapora dayanak delilin elde edilişine ilişkin "gizli tanık Garson"un daha önce hakim huzurunda verdiği ifadeye dair tutanaklar ve CMK'nın 134 üncü maddesine göre alınan mahkeme kararı ile veri inceleme raporunun temin edilmesi, tüm bu delillerin CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi'' nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/24 Esas, 2022/121 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci,ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik tekrar hüküm kurulmuştur. 5. Bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.06.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Özetle; dosyada yer alan ByLock tespit değerlendirme tutanağında herhangi bir teknik kayıt ve açıklama bulunmadığına, eşleştirmenin diğer kullanıcılar üzerinden yapıldığına, ByLock konusunda dinlenen tanığın tahmin yürüterek bu kullanıcının sanık olabileceğini beyan ettiğine, bilirkişi raporunda sanığın ByLock kullandığı tespit edilmişse de dosyaya sundukları uzman görüşünde HTS ve CGNAT verileri ile tespit yapılamayacağının ve ByLock bağlantı sayılarının kayıt hatası nedeniyle oluşabileceğinin bildirildiğine ve ByLock programının sanık tarafından kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin delillerle ispatlanamadığına ve bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Bozma ilamı sonrasında ByLock tespit değerlendirme tutanağının yeniden istenmesi üzerine Niğde İl Emniyet Müdürlüğü tarafından user ID tespiti yapılamadığının bildirildiği, sonrasında Ankara CBS tarafından dosyaya ByLock tespit değerlendirme tutanağının gönderildiği, 26082 ID'li hesabın kullanıcı adının "okk", şifresinin "ok2000!" olduğu, ID'ye kayıtlı kullanıcıların emniyet çalışanları olduğu ve ekleyenlerden M.C.Ü'nün kullanıcıyı "olcay" diye eklediği, mahkemede tanık olarak dinlenen M.C.Ü'nün beyanlarında "ok" olarak kayıtlı kişiyi kolluk ifadelerinde devre arkadaşı ... olduğunu söylediğini, kollukta kullanıcı adını "ok" olarak söyledikleri için ... olabileceğini beyan ettiği, gerçekten sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir. ByLock tespitinin tam olarak yapılabilmesi açısından CGNAT ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre sanık adına kayıtlı 0 505 336 06 34 nolu GSM hattının sanığın aile fertleri ile çok sık iletişim kurduğu, polnet sorgulamasında farklı tarihlerde sanık tarafından iletişim numarası olarak kullanıldığı, HTS -CGNAT bazları karşılaştırıldığında uyumlu olduğu ve hat üzerindeki ByLock programının sanık tarafından kullanıldığı tespiti yapılmıştır. Gerek bilirkişi raporu, gerek söz konusu ID kullanıcı adının sanığın isim ve soyisminin ilk harflerinin birleşmesinden oluşması, gerek ByLock hesabındaki kişilerin emniyet teşkilatında yer alması ve hesaba olcay ismini vermeleri karşısında sanığın ByLock kullanıcısı olduğu anlaşılmıştır. Sanığa ait notebook içerisinde yapılan imaj incelemesinde ıphone 4s marka 013053007555653 IMEİ numaralı cep telefonunun bir yedeğinin bu harddiske alındığı ve ıphone cep telefonunda ByLock, kakaotalk ve define uygulamaları ve FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı Rotahaber.com ve zaman.com.tr isimli internet sitelerine az sayıda bağlantı olduğu tespit edilmiştir. Sanığın kolluk ifadesinde 12.02.2015 tarihinde İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından usulsüz dinlemelerden dolayı ihraç edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak FETÖ/PDY örgüt üyeliğinin delillerinden sayılan ByLock kullanımı CGNAT HTS baz uyumu ile desteklenmiş olup sanığın ByLock kullandığı her türlü şüpheden uzak kesin delille ispatlamış olduğu şeklindeki gerekçelerle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; dosya içerisine gelen 26082 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde; adı geçen tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğu ve sanığın ByLock programını 26082 ID numarası ile gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşmede kullandığı anlaşılmakla, bu yöndeki kabulde kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, dosya kapsamına göre sanığın adına kayıtlı 0505 (...) (..) (..) numaralı gsm hattı üzerinden ByLock isimli programı kullandığının belirlenmiş olması, dosyada bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde; sanığın ByLock isimli programı 0505 (...) (..) (..) numaralı gsm hattı üzerinden 26082 ID, "okk" kullanıcı adı, “ok2000!” şifre ile kullandığının tespit edildiği, listesine arkadaşlar eklediği ve kendisinin de eklenmiş olduğu, 26082 ıd'yi ekleyen ve mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen M.C.Ü'nün kollukta ve mahkeme huzurunda; kullanıcının devre arkadaşı olan sanık olabileceğini beyan ettiği, dosyada yer alan CGNAT ve HTS verileri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde de baz uyumu olduğunun ve hat üzerinde tespit edilen ByLock programını sanığın kullandığının tespit edildiği ve sanığa ait notebook imajları üzerinde yapılan incelemede sanığın kullandığı ıphone telefonun notebook içine yedeklendiği ve telefonunda ByLock, kakao talk gibi örgüt tarafından kullanılan programların tespit edildiği nazara alındığında, sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/24 Esas, 2022/121 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.