Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30131 E. 2025/21424 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/30131
- Karar No
- 2025/21424
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1190 E., 2021/706 K. İLK DERECEMAHKEMESİ :Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/51E., 2019/328 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5; TCK'nın 62, 53, 58/7, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı," nazara alındığında; Oluş, iddia, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamı gözetilerek; sanığın süreklilik arz eden savunmalarında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bir ilgisinin olmadığını" ısrarla söylemesi, ayrıca hükme esas alınan ardışık/periyodik aramalara ilişkin HTS Veri İnceleme ve Değerlendirme Tutanağının sanığın örgütsel iletişime dahil olduğunu gösterir nitelikte olmadığının anlaşılması ve tanıkların, sanığın sürekli örgütten uzak durmaya çalıştığını beyan etmeleri karşısında; sanık hakkında mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak arandığını gösteren inceleme tutanağının ve sanığın HTS kayıtlarının üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, varsa ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen asker şahıslar varsa, iş bu şahıslar hakkında açılmış bir dava olup olmadığı araştırılarak var ise tüm aşama ifadelerinin onaylı suretlerinin getirtilerek tanık olarak dinlenmeleri, sanık ile ilgili herhangi bir beyanlarının olup olmadığının tespiti ile sanığın örgüt içindeki konumunu araştırılarak sanık ile mahrem imam arasındaki irtibata ilişkin evrakların dosyaya getirtilmesi, II. HTS analiz tespit tutanağında sanıkla birlikte arandıkları belirlenen ...,...,... ve ... isimli şahısların da doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz belge ve tanık beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, III. Kabul ve uygulamaya göre de; A. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yakalama tarihi olan “08.01.2019" yerine "2014 ve Öncesi” olarak yazılması, B. Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi, C. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan anılan Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.