Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1174 E. 2025/5712 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1174
- Karar No
- 2025/5712
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3002 E., 2023/2694 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca uyarınca reddine kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında daha önce açılan iddianame ile inşaatın tamamlandığını belirtildiği, sanığın yargılandığı, incelemeye konu davanın idarenin hatası nedeniyle açıldığına, sanığın herhangi bir ilave inşaatının olmadığına, sanığın müdahaleye devam etmediğine, verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, her ne kadar Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında 2863 sayılı Yasaya Muhalefet ve İmar Kirliliğine Neden Olma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/194 Esas, 2019/869 Karar sayılı kararı ile 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş olup, belirtilen dosyanın iddianamesinin konusunu oluşturan 26.10.2018 tarihli tutanakta inşaat seviyesinin %85 olduğu belirtilmiş ise de, %100 olduğundan bahisle kamu davasının düzenlendiği, bu şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, akabinde 22.03.2019 tarihinde %85 olan inşai faaliyetin %100'e çıkarıldığından bahisle iş bu davaya konu iddianamenin düzenlediği, söz konusu tutanak iddianamenin konusunu oluşturmakla birlikte tutanakta %85 olarak belirtilen inşaat seviyesi iddianamede %100 olarak yer aldığı, Encümen Kararından kaynaklandığı belirtilen bu hatanın bilahare düzeltildiği belirtilmiş olup, bu çerçevede yapılan yargılama neticecisinde, en ağır yaptırımı gerektiren 2863 sayılı yasaya aykırılık suçu yönünden yapılan değerlendirmede, tespit için gediklerinde inşaat seviyesinin yüzde yüz olduğu, suçu kabul etmediği, bu suçtan dolayı yargılandığı şeklindeki sanık savunması ile inşaata devam edildiği takdirde kalan %15'lik seviyenin ikinci tutanak tanziminden ve hatalı encümen kararının sanığa tebliğinden evvel tamamlandığı hususunda oluşan şüphe nedeniyle sanığın atılı suça yönelik kastının bulunduğuna dair yeterli delil elde edilemediğinden bu suç yönünden hüküm kurulmasına yer olmayarak, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden yapılan incelemede, İmar Kanunu’nun 21. maddesinin 3. fıkrası uyarınca "Derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar" ruhsata tabi olmadığı şeklindeki düzenleme karşısında, kalan %15'lik kısma ilişkin inşai faaliyetin ruhsata tabi olmadığı değerlendirilerek Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/194 Esas, 2019/869 Karar sayılı dava dosyasında yargılama yapıldığı, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Her ne kadar yerel mahkemece daha önce istinaf incelemesinden geçen mahkumiyet kararı esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de; 1. davanın iddianamesinin düzenlendiği 27.02.2019 tarihinden sonra 22.03.2019 tarihinde düzenlenen yapı tatil zaptı ile devam eden inşai faaliyetlerin tespit edildiği, ilk davada 22.03.2019 tarihli tespitlerin yazılmasının da hukuken mümkün olmadığı, iddianame anlatımında %100 tabirinin sehven yazıldığının açık olduğu, 26.10.2018 tarihli yapı tatil zaptı ile yapılan mühürleme işleminden sonra inşai faaliyetin devam ettiği, kapı pencerelerin takıldığı, iç dış derz, sıva,boya ve badana işlemlerinin yapıldığı, çevre düzenlemesi ile zemine taş döşeme işlemlerinin gerçekleştirildiğinin açık ve net olduğu, ancak bu işlemlerin sanık hakkında düzenlenen 27.02.2019 tarihinden sonra devam ettiği hususu kesin olarak saptanamadığı, Bu nedenle devam eden söz konusu inşai faaliyetlerin TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, iş bu davanın iddianamesi anlatımında da devam eden inşai faaliyetlerin dava konusu edildiği, açıklanan nedenle Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 ve 2019/194 E-2019/869 K. sayılı istinaf incelemesinden geçen davaya konu eylemlerden sonra sanık tarafından inşai faaliyete devam edilmiş olması nazara alındığında, sonradan açılan iş bu davanın CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu, bu nedenle davaya katılan idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiş, yerel mahkemenin davanın reddine dair kararı kaldırılarak, özel normun önceliği gereği daha ağır cezayı öngören 2863 sayılı Yasa hükümlerinin sanık aleyhinde uygulanması gerekmiş, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun hükümleri uygulanırken birden fazla inşai faaliyette bulunulması ve yine tutanaklar düzenlendikten sonra da birçok inşai faaliyetin gerçekleştirilmiş olması nedenleri ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak hakkında kısmen alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.