Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/278 E. 2024/6707 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/278
Karar No
2024/6707
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/422 E., 2019/432 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarih ve 2017/178 Esas - 2018/26 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.05.2018 tarih, 2018/1086 Esas - 2018/1223 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 11.03.2019 tarih, 2018/6282 Esas - 2019/1618 sayılı kararı ile hükmün " ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ve hükme esas alınan, veri inceleme raporunun elde edilişine dair gizli tanık ...’un daha önce hakim huzurunda alınan ifade tutanağı ile CMK’nın 134 üncü maddesine göre alınan mahkeme kararı ve varsa ayrıntılı analiz raporunun soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtilmesi ve yine temyiz aşamasında dosyaya gönderildiği görülen başka soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla sanık hakkında beyanda bulunan M. K. ye ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak ve gerektiği takdirde M. K. ve T. A. nın duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçe gösterilerek bozulmasına karar verilmiştir. 2. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2019 tarih, 2019/422 Esas - 2019/432 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.11.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Veri inceleme raporunun yasal bir delil olmadığına, 2.Sanığın örgüt üyesi olduğuna dair delil bulunmadığına, 3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; "Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını kullanması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/16.MD-956 Esas, 2017/370 Karar sayılı ve 26.09.2017 tarihli ilamına göre ByLock iletişim sisteminin, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulması (sayfa 28/47), bağlantı tarihi ve bağlantıyı yapan IP adresiyle hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi durumunda somut olayın özelliğine göre kişinin bu özel iletişim sisteminin parçası olduğu kabul edilerek ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin tespitine gerek olmaması, bu sisteme örgüt talimatı ile dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil niteliğinde olması, bu programın örgütün münhasıran gizli iletişiminde kullanılması nedeniyle tek başına örgüt üyeliği için yeterli olması, sanığın bu programı kullandığının BTK kayıtlarından belirlenmesi nedeniyle Yargıtay CGK'nın kararında belirtildiği şekilde bu programı kullandığının teknik verilerle tespit edilmesi, BTK kayıtlarına göre sanığın bu programa 13.08.2014-31.10.2014 tarihleri arasında toplam 116 satır bağlantısı olduğunu tespit edilmesi, bu hususta alınan bilirkişi raporunda ByLock programı ile ilgili olarak morbeyin..vs uygulamalarla alakalı herhangi bir hatanın tespit edilemediğinin bildirilmesi, gizli tanık ... tarafından adli makamlara teslim edilen SD kartta sanığın B4 - "FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan kişileri ifade eder." olarak kodlanması ve bu hususun dosyada mevcut diğer delillerle desteklenmesi, tanık T. S. nin örgüt içerisinde emniyet mahrem yapılanmada "öğretmen" olarak tabir edilen mahrem imamlardan olması ve sanık hakkında bu kapsamda ilgilendiğini, sanık ile sohbet toplantısı düzenlediklerini beyan etmesi, tanık M. K. nin kendisinin ByLock programını kullandığını ve sanığında bu program da ekli olduğunu beyan etmesi, tanık T. A. nın sanık hakkında sohbet toplantılarına gittiğini beyan etmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanığın kullandığı yönünde tespiti yapılan ByLock programına ait USER ID numarası ve buna bağlı olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı tespit edilememiş olsa da sanığın ByLock programını kullandığına dair tanık M. K. beyanının sanığın ByLock programı kullandığını teyit etmesi ve sanığın ByLock programını kullanma iddiasının dosyada mevcut diğer delillerle desteklenmesi hususları birlikte dikkate alındığında silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, eyleminin TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddeleri kapsamında kaldığı, sanığın bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır." IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2019 tarih, 2019/422 Esas - 2019/432 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/278, K. 2024/6707, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-278-e-2024-6707-k-1de6e79b1c24