Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2600 E. 2024/7054 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2600
- Karar No
- 2024/7054
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1911 E., 2019/885 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 gün ve 2017/170 Esas, 2018/110 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca makumiyetine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, 24.12.2019 gün ve 2018/1911 Esas, 2019/885 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.01.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın ByLock kullandığına dair MİT ve Emniyetin tespit raporu tümüyle gerçek dışı olduğuna, 2. Sanığa isnat edilen 411335 nolu ID'yi ekleyenlerin sanığa verdikleri 'Beytullah' isminin müvekkille bir ilgisi olmadığına 3. Sanığın evinde örgüt üyelerince kimlik/şifre olarak kullanılan 1 doların bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğuna 4. Sanığa isnat edilen suçta müvekkil açısından katı bir disiplin ve hiyerarşik bir bağ içinde olduğunu gösteren somut olgular bulunmadığına 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Temyiz aşamasında dosyaya gelen 04.07.2023 tarihli araştırma tutanağına göre illegal yollardan yurtdışına çıkış yaptığı anlaşılan sanık hakkında ; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından hükümden sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan ve etkin pişmanlık kapsamında ifadelerine başvurulan va sanığın '' mahrem öğretmen konumunda olduğunu bildiren '' İsmail Çolak ve ... ...'a ait ifade ve teşhis tutanaklarının, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyeceklerinin sorulması ve adı geçenlerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp dinlendikten sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2-Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (CMK 180/1) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir. (CMK 181/1). Dosya kapsamına göre yerel mahkemenin 05.05.2018 tarihli 3 üncü celsesinde okunan N.S.'in beyanlarının suçun sübutu açısından ehemmiyet arz eder nitelikte olması ve hükümden sonra aynı şahsın dosyaya gelen yeni beyanlarında sanık hakkında ''...asker abilerin üstünde doktor konumunda olan şahıstır'' şeklinde beyanda bulunması karşısında, söz konusu şahsın duruşmaya getirilerek yahut bunun mümkün olmaması halinde SEGBİS yolu ile hazır edilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeksizin, istinabe yoluyla beyanları alınarak CMK'nın 210/1 inci maddesine muhalefet edilmesi, 3- Yine hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Askeri Mahrem Yapılanmasının tespit ve deşifresine yönelik olarak gerçekleştirilen operasyon neticesinde sözde Jandarma Mahrem Yapılanmasında ''Marmara Bölge Temsilcisi'' ... ... isimli şüphelinin ikametinde ele geçirilen dijital materyallerde askeri personele ilişkin bilgilerin yer aldığı ve sanık hakkında mahrem imam şeklinde veri girişi yapıldığı hususunun tespit edilmesi karşısından 29.07.2021 tarihli söz konusu araştırma tutanağı ile 09.06.2023 tarihli ... isimli şahısla ardışık aramasının tespit edildiğine yönelik HTS analiz raporunun CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekmesi, 4-UYAP’tan yapılan kontrol ve dosya kapsamında bulunan belgelerden; sanık ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/91407 soruşturması ile kayden görülen silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan soruşturmanın açık olduğu, mükerir yargılamanın ve cezalandırılmanın önlenmesi bakımından yapılan değerlendirmede anılan dosya getirtilip incelenerek ve gerekirse-kamu davası açıldığı takdirde- birleştirilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, 24.12.2019 gün ve 2018/1911 Esas, 2019/885 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.