Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/25974 E. 2024/12356 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/25974
- Karar No
- 2024/12356
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1207 E., 2021/7 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2018/93 Esas, 2019/212 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.01.2021 tarihli ve 2019/1207 Esas, 2021/7 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; el konulan dijital materyallerin imajının alınmadığına, tanık ve gizli tanık beyanlarının ana delil olmasına rağmen söz konusu kişilerin mahkemede dinlenilmediğine, sigortalı olarak çalışmış olduğu kurumların yasalara uygun olarak kurulup faaliyet gösterdiğine, yasal bir faaliyetin suç delili sayılamayacağına, ... isimli gizli tanıktan ele geçtiği iddia edilen dijital verilerin hukuki değerinin bulunmadığına, Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin rapor aldırılması gerektiğine, beyan delilinin maddi olgularla desteklenmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, irtibat, iltisak ve sempatinin bir kişinin terör örgütü üyesi olarak kabul edilmesi için yeterli olmadığına, hukuka aykırı mahkumiyet kararının bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanı ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; polis memuru olarak görev yapan sanığın dosya içerisinde yer alan ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre derecesinin “EA” olarak belirtildiği, “EA” kodlamasının; “FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade ettiği" belirlenerek yapılan incelemede; Hükme esas alınan tanık beyanı ile veri inceleme raporundaki "EA" kodlamasının dolaylı olsa da sanığın savunmasını doğrulamış olması karşısında; özellikle sanığın örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir somut eylemlerinin ortaya konulması ve örgütün operasyonel nitelikteki eylemlerinden sonra eylemlerinin bulunup bulunmadığının tespitine çalışılarak, veri inceleme raporunda vekil olarak adı geçen ve dosya kapsamına ifade ve teşhis tutanakları alınan ... T.'nin mahkeme huzurunda dinlenilmesinin sağlanması, yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, tüm bu delillerle birlikte temyiz aşamasında dosya kapsamına alınan başka dosya şüphelisi ... C.'nin teşhis tutanağı ile Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.01.2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen Merzifon POMEM öğrencileri ile görüşmelerinde adlarına kayıtlı operasyonel hat kullandıkları tespit edilen mahrem imamların irtibat listeleri ve evrakların sanık ve müdafiiine duruşmada okunarak diyeceklerinin sorulması ve akabinde yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.01.2021 tarihli ve 2019/1207 Esas, 2021/7 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu, sanığın eylemli olarak kaçma hazırlığındayken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığı ve tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.