Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24846 E. 2024/12570 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/24846
- Karar No
- 2024/12570
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1477 E., 2021/41 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarih ve 2017/171 Esas, 2018/41 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2021 gün ve 2018/1477 Esas ve 2021/41 sayılı Kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.04.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; 1. Sanığın, adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ByLock programını kullandığının tespit edildiğine, 2. Çocuğunu örgütle bağlantılı okula gönderdiğine, 3. Sanığın terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu 4.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Ayrıntılı Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının mevcudiyetinin, atılı suçun ispatı açısından zorunlu olduğu, sanık hakkındaki soruşturmanın başladığı tarihten bu yana çok uzun zaman geçmiş olmasına ve ilgili birimden yeniden sorulmuş olmasına rağmen ID, şifre ve içeriklere dair Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı elde edilememiş olması gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, A) ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı Bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden talep edilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, ByLock eklenenler ve ekleyenler listesinde adı geçen kişilerin araştırılarak kimlikleri tespit edildiğinde duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmeleri ayrıca bu kişilerin soruşturma dosyalarının getirtilmesi, B) Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ve sanık hakkında örgütsel faaliyete ilişkin beyanlarda bulunan; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/87246 soruşturma sayılı dosyasında 09.07.2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen şüpheli M.Y'nin, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/64406 soruşturma sayılı dosyası kapsamında Gaziantep TEM Şube Müdürlüğünün 12.01.2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen şüpheli Y.B'nin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen şüpheli M.A'nın sanıkla ilgili beyan ve teşhislerinin, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, C) UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2021 gün ve 2018/1477 Esas ve 2021/41 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.10.2024 tarihinde karar verildi.