Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24160 E. 2023/4803 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/24160
- Karar No
- 2023/4803
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/949 E., 2021/46 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE A. 1.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden sanık ... müdafi ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık müdafinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, beraat kararlarına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıklara yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; 1136 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, beraat kararı verilmiş olması nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. A. 2.Sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. ancak; 1.Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK'nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği lüzumu, 2.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı bulunmuştur.
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; B. 1.Sanık ... yönünden;
Sanığın kod adı kullanması gerekçe gösterilerek eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kabul edilmişse de; öncelikle sanığın örgüt içerisinde bir eğitim alıp almadığı, kod adı kullanıp kullanmadığı, örgütün eylemlerine katılıp katılmadığının ve örgütsel bir bağlantısının olup olmadığının tespit edilmesi bakımından, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisine ne şekilde girdiğinin, örgüt üyesi, milis veya örgüte yardım eden konumda olup olmadığının UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırılması, sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm bu delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, B. 2.Sanıklar ... ve ... yönünden; Yapılan UYAP sorgulamasında, sanıklar hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarında ve İlk Derece Mahkemelerinde derdest olan dosyaların getirtilip incelenerek aynı eylem ve faaliyetlerden dava açılıp açılmadığı ve hukuki kesinti oluşup oluşmadığı değerlendirilip; silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının temadi eden suçlardan olması nazara alınarak aynı eylem ve faaliyetlerden dava açılıp açılmadığı ve hukuki kesinti oluşup oluşmadığı da tespit edilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, B. 3.Sanık ... yönünden; 1-Temyiz aşamasında dosyaya gönderildiği anlaşılan, sanığa ait 16.05.2022, 05.07.2022 ve 24.11.2022 tarihli dilekçelerinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğinin bildirilmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınması, birlikte yargılandığı ve hakkında bozma kararı verilen sanıklarla ilgili olarak da ayrıntılı ifadesine başvurulması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu, bu suçun özelliği dikkate alındığında öncelikle yakalama ile temadinin gerçekleşeceği, yakalanmayan örgüt üyesi hakkında açılan kamu davalarının hukuki kesinti sayılamayacağı gözetilerek; Sanık ...'ın, 2011 yılı ile tutuklandığı 05.12.2017 tarihine kadar gösterdiği örgütsel faaliyetleri ile ilgili olarak; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.06.2016 tarihli 2017/25853 Esas sayılı iddianamesi ile ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2018 tarihli 2018/416 Esas sayılı iddianamesi ile ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, sonradan açılan ...'deki örgütsel faaliyetlerine ilişkin iddianamede hangi dönemi kapsadığına dair bilginin olmadığı, her iki iddianamenin aynı dönemleri kapsadığı, aralarında ne fiili ne de hukuki kesinti olmaksızın yargılamaya devamla sanık hakkında iki ayrı örgüt üyeliğinden cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf incelemesi yapan ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'nin ise dosya üzerinden inceleme yaparak duruşma açmaksızın iki ayrı örgüt üyeliğine ilişkin verilen cezalara dair esastan reddine karar verildiği anlaşılan olayda; öncelikle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarfından 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açılarak, örgüt üyeliği suçunun temadi eden özelliği gözetilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç ya da iki ayrı suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilerek sanık hakkında iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (A-1) başlığında açıklanan nedenlerle sanık ... yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2019/949 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (A-1) başlığında açıklanan nedenlerle temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2019/949 Esas, 2021/46 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün üçüncü maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere "sanık ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 4.360,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünün (A-2) başlığında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2019/949 Esas, 2021/46 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün dördüncü maddesinin ikinci fıkrasından "3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi" ibaresi çıkartılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasındaki" ibaresinin eklenmesi ve sanıklar hakkındaki hükmün TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" cümlesi eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2019/949 Esas, 2021/46 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık ... hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.