Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23799 E. 2024/7391 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/23799
- Karar No
- 2024/7391
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/573 E., 2020/155 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2017 tarihli ve 2017/157 Esas, 2017/235 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2018/573 Esas, 2020/155 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 2. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 3. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 4. Mahkemece sanığın ByLock kullanıcısı olması gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiğine, sanığın ByLock ID ve mesajlaşma içeriklerinin tespit edilmesi gerektiğine, kullanım yoksa ByLock'un delil olmadığına, 5. ByLock kullanmadığına, 6. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 7. Sanığın örgütle ilgisi bulunmadığına, örgüt faaliyeti sayılabilecek eylemi bulunmadığına, 8. Mahkemece alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçelendirilmediğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 9. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, 10. Sanığın dernek, Bank Asya hesabı, yurt dışı gezileri, telefon irtibatları, avukatlık stajını yaptığı avukat, eşinin aynı dosyada yargılanması nedeniyle suçlanmasının yasal olmadığına, 11. İhbarcının beyanında sanığın suç işlediğine ilişkin bir açıklama bulunmadığına, 12. AİHM Büyük Dairesi tarafından verilen kararın dikkate alınarak beraatine karar verilmesine, 13. Lehine olabilecek iddiaların dikkate alınmadığına, 14. Tarafına iddia edilen hususların yasal ve rutin faaliyetler olduğuna, 15. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Hükümden sonra UYAP ortamında dosyaya geldiği anlaşılan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 01.02.2022 tarihli 2015/3912 CBS Sorusturma Dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 31.01.2022 tarihli 2021/5424 Sorusturma No'lu yazısı ve eklerinin, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 07.12.2021 tarihli 2021/815 CBS İhbar Dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 13.10.2021 tarihli 2021/4719 CBS Soruşturma Dosyası sayılı yazısı ekinde yer alan ve aynı dosya kapsamında yargılanan sanıklar ... Ç., ... B. ve ... D. hakkında düzenlenen HTS inceleme tutanaklarının sanıkla ilgili kısımlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak ve ilgili kolluk birimlerinden sorulmak suretiyle sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 01.02.2022 tarihli 2015/3912 CBS Sorusturma Dosyası sayılı yazısı ekindeki 18.01.2022 tarihli tespit tutanağı ile Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 07.12.2021 tarihli 2021/815 CBS İhbar Dosyası sayılı yazısı ekindeki 02.09.2021 tarihli araştırma tutanağında belirtilen ByLock mail içeriklerine ilişkin kullanıcısı ... A. isimli şahıs olarak belirtilen 351247 User ID numaralı, kullanıcısı ... A. isimli şahıs olarak belirtilen 329129 User ID numaralı, kullanıcısı ... A. isimli şahıs olarak belirtilen 367675 User Id numaralı ByLock kullanıcılarına ilişkin araştırma yapılması, tespit edilen mail içeriğine ilişkin ... A., ... A. ve ... A. isimli şahısların tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması ve sanıktan mail içeriklerinin mahiyetinin sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden suç tarihinin "26.12.2016" yerine gerekçeli karar başlıklarında "18.08.2016" olarak yazılması ve gerekçeli karar başlığında sanığın "26.12.2016-28.12.2016" tarihleri arasında gözaltında kaldığı sürelerin gösterilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2018/573 Esas, 2020/155 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.