Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5591 E. 2025/2681 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5591
- Karar No
- 2025/2681
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2122 E., 2018/1573 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1. maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 1,a, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri;ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyet kararının oluş ve dosya kapsamına aykırı olduğu, son raporda sanığın tali kusurlu olduğuna dair tespitin hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğuna, işstinaf mahkemesince CD görüntüleri izlenerek sanığın hızlı olduğu değerlendirilmiş ise de bu konunun teknik bir konu olduğuna, sanığın kusuru olmadığına, raporlardaki çelişkinin adli tıp genel kurulundan alınacak raporla giderilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27/07/2016 günü saat 18.00 sıralarında gündüz vakti, meskun mahalde sanık sürücünün sevk idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli caddenin en sol şeridini takiben seyir halindeyken ışık kontrollü yaya geçidine geldiğinde seyrine hitaben yanan yeşil ışıkta geçerken, seyrine göre solundan yola girerek yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen bisikletli sürücüye çarpması sonucu bisiklet sürücüsünün öldüğü olayda, kaza tespit tutanağı ile mahallinde keşif sonucu düzenlenen trafik bilirkişi raporunda ölen bisiklet sürücüsünün asli, sanığın ise yaya geçidine yaklaşırken aracının hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece itibar edilen Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise sanığın bölünmüş caddenin sol şeridini takiben Kocasinan Bulvarı istikametinden Sivas Caddesi istikametine doğru seyrederek olay mahallini yeşil ışıkta geçerken sol taraf ışık kontrollü yaya geçidinden intikal süresi içerisinde şeridine giren sürücüsü ...'ün üzerine binili olduğu bisikletin sağ yan kısımlarına otomobilin sağ ön kısımlarından sol şeritte çarptığı bu oluş şartlarındaki olayda kusursuz olduğunun değerlendirildiği anlaşılmakla, mahkemece anılan rapora itibar edilerek sanığın kusursuz olduğu gerekçesiyle CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sırasında dosyanın üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, anılan raporda sanığa tali kusur atfedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince; gerek kaza görüntülerinin izlenmesi sırasında görüntüye giren diğer araçlarla kıyaslandığında, gerek çarpma sonrası durma noktası dikkate alındığında sanığın mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyir halinde olduğu, ölenin kaplamaya girdiği anda, ölen ile sanığın bulunduğu yer arasında şehir içi için uzun sayılabilecek bir mesafe bulunduğu, aradaki mesafenin yaya geçidine girerken sanığın yavaş seyretmesi halinde, ölenin kusurlu davranışına rağmen kaza olmadan durabileceği bir mesafe olduğu değerlendirilerek sanığın kazanın oluşumunda tali kusurlu olarak üzerine atılı suçu işlediği kabul edilmiş olup TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre; 27/07/2016 günü saat 18.00 sıralarında gündüz vakti, meskun mahalde sanık sürücünün sevk idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli caddenin en sol şeridini takiben seyir halindeyken ışık kontrollü yaya geçidine geldiğinde seyrine hitaben yanan yeşil ışıkta geçerken, seyrine göre solundan yola girerek yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen bisikletli sürücüye çarpması neticesinde bisiklet sürücüsünün öldüğü olayda, sanığın olay yeri mahalden sol şeridini takiben yeşil ışıkta geçerken bir yayaya nazaran çok daha seri hareket eden sürücüsünün üzerine binili olduğu sol taraf yaya geçidinden intikal süresi içerisinde seyir şeridine giren bisiklete sağ yan kısmından çarptığı bu oluş şartlarındaki olayda kusursuz olduğu anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken oluş ve dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas sanığın mahkumiyeti karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.