Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23287 E. 2024/10519 K. – Terör Örgütü
Konu: Terör Örgütü Propagandası Yapmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/23287
- Karar No
- 2024/10519
- Karar Tarihi
- Konu
- Terör Örgütü Propagandası Yapmak
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2019 gün, 2018/652 E. - 2019/332 K. sayılı kararı ile sanık hakkında Terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 Sayılı Kanun'un yedinci maddesinin ikinci fıkrası ile ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası (ertelemeli) ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.11.2019 gün ve 2019/45 E. - 2019/40 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2022 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Mahkemenin sanığın atılı suçu işleyip işlemediğini araştırmadığına, 2.Facebook hesabının çalındığını beyan eden sanığın şüpheden faydalandırılmasına, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanığın 31 Aralık 2014 tarihinde .... kıyafetli PKK/KCK terör örgütü mensubu teröristlerin yer aldığı görsel paylaşımının, leşker kıyafetli olan ve PKK/KCK terör örgütünün silahlı eylemlerini gerçekleştiren teröristleri meşru ve kahramanca gösteren, öven, özendiren nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Sanığın bunun dışındaki paylaşımlarının ise her ne kadar PKK/KCK silahlı terör örgütünü övücü nitelik taşısa da suçun yasal unsuru olan PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici özelliklerinin bulunmadığı anlaşılmakla atılı suç kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Sanığın yaptığı yukarıda belirtilen paylaşımının PKK/KCK/YPG silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici özellik taşıdığı, Anayasada teminat altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında kalmayacağı, sanığın paylaşımların yapıldığı facebook hesabının kendisine ait ve herkese açık olduğunu paylaşımları ise kendisinin yapmadığını, hesabının çalındığını beyan ettiği, sanığın kişisel paylaşımları ile iddianameye konu edilen paylaşımların tarihsel olarak yakınlıkları ve benzer mahiyette oluşları uyarınca suç olduğu kabul edilen paylaşım ile birlikte tümünün sanık eli ürünü olduğunun kabulü gerekeceği, yine söz konusu hesap bilgilerinin şifreli, gizli ve kişiye mahsus oluşu karşısında içeriğin de hesap sahibinin uhdesinde olacağı, aksi yöndeki savunmayı destekleyen unsurun da somut olarak ileri sürülemediği anlaşılmakla sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş, sanığın üzerine atılı yayın yoluyla silahlı örgüt propagandası suçunun sübut bulduğu" kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Terör örgütü propagandası yapmak suçunun TMK'nın 7/2 maddesinin 1 inci cümlesinde yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için; 1- "Propaganda" niteliğinde bir fiilin işlenmesi, 2-Yapılan propagandanın; terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Diğer bir anlatımla; -İşlenen fiil terör örgütü ile ilgili olmakla birlikte bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin değilse, -İşlenen fiil terör örgütü ile ilgili ve bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri ilişkin olmakla bu yöntemleri bir başkasına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla işlenmiyorsa, -İşlenen fiilin konusu terör örgütü ile ilgili ve bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin olmakla birlikte bu yöntemleri meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmaya teşvik edecek şekilde değilse tipiklik gerçekleşmeyecektir. Açıklamalar ışığında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 05/11/2019 gün ve 2019/45 E. - 2019/40 K. kararına karşı sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.