Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/22314 E. 2024/7881 K. – Terör Örgütü
Konu: Terör Örgütü Propagandası Yapmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/22314
- Karar No
- 2024/7881
- Karar Tarihi
- Konu
- Terör Örgütü Propagandası Yapmak
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/542 E., 2021/107 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/478 Esas, 2020/92 sayılı Kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile mahkumiyet kararı verilmiş, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/542 Esas, 2021/107 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5237 sayılı Kanun'un 61 ve 43 üncü maddeleri gereği netice cezanın 1 yıl 15 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, hesabın müvekkile ait olmadığına, müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın eksik araştırma neticesinde verildiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen diğer hususlar ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet ve erteleme kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve zincirleme suç hükümleri nedeniyle yapılan artırım oranının alt sınırdan belirlenmesi suretiyle netice cezanın azaltılması haricinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanunun mer’i 7/2 nci maddesi şöyledir: “(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır: a) (Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.) b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde; 1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması, 2. Slogan atılması, 3. Ses cihazları ile yayın yapılması, 4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.” ……. Tarihi seyir içinde Kanunun 12.4.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde, 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanunla, ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur. Madde gerekçesinde, her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir. Aynı maddede, 07.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanunla yeniden değişiklik yapılarak propagandanın, “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde, örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. 18.07.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanunla, anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma" suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir. Maddede 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanunla suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak; “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme, AİHM’in bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır. Bilahare 27.03.2015 tarih 6638 sayılı Kanunun 10 maddesi ile, 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye 3 üncü fıkra eklenmiştir. Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile de 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır. TDK’ya göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir. TMK 7/2, 1 nci cümlede yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için: 1) “Propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi, 2) Yapılan propagandanın; • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; Sanığın iddianame kapsamında terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğu iddia edilen paylaşımlarının ayrı ayrı karar yerinde tartışılarak hangi paylaşımların atılı suçun oluşumuna sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabul ve uygulamaya göre; 16.12.2016 günlü paylaşım tarihinde sanığın 18 yaşını ikmal ettiği, diğer paylaşımların ise 15-18 yaş aralığında yapıldığı, zincirleme biçimde işlenen suçlarda suç tarihinin en son gerçekleştirilen eylem tarihi olduğu gözetilerek 18 yaşını doldurduktan sonra gerçekleştirilen ve zincirleme biçimde işlenen propaganda suçunda sanığın 18 yaşını doldurduğu kabul edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde yaş küçüklüğünden dolayı indirim yapılması, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/542 Esas, 2021/107 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.