Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/21611 E. 2023/950 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/21611
Karar No
2023/950
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/435 E., 2020/1194 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/256 Esas, 2018/395 sayılı Kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2019/435 Esas ve 2020/1194 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık müdafiinin temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemleri özet olarak, müvekkilinin suç tarihinde henüz lise öğrencisi olduğuna bu nedenle suç kastından söz edilemeyeceğine, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre sanığın eylemlerinde terör örgütü üyesi olma iradesi bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarıyla sübut olmadığına, müvekkilinde suç işleme kastı bulunmadığına ve suç işleten bir örgüte bilerek ve isteyerek üye olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nin Batman'da bulunan İUS Üst Komutanlığı Personel ve İdari İşler Astsubayı olarak görev yapmakta iken görevine son verildiği, sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların beyanları ile teşhis tutanaklarının bulunduğu, ifadelerden anlaşıldığı şekilde sanığın tanıklarla birlikte örgütün evlerine gidip geldiği, kendileri ile "Yusuf" isimli örgüt abisinin ilgilendiği, "Yusuf" isimli kişinin sanı ve diğer öğrencilere örgüt adına sözde sohbet adı altında örgüt toplantıları düzenlediği, sözde sohbet toplantılarında rutin faaliyetlerinin yanı sıra sözde örgüt elebaşısı Fetullah Gülen'in kitaplarını okuyarak vaaz videolarını izledikleri, kovuşturma aşamasında tanık M.Z., sanık ... Emin'i lise son sınıfta o dönemde cemaate evi olarak söylenen o eve gitmeye başladığı ve o evde arkadaş olduklarını, o zaman o evde olan cemaat üyesi Yusuf'un, sayısal dersleri iyi olduğundan Mehmet'e sayısal derslerle alakalı ders çalıştırdığını, sanık ... Emin'in Hava Astsubaylığı okulunu kazandığını, atandıktan sonra Mehmet Emin ile izinleri denk geldiğinde görüşmüş olabileceğini, Mehmet Emin'in örgütle sınav sonrasında ilişiği var mıdır yok mudur buna dair bir bilgisi olmadığını, tanık Ş.Y. sanık ... Emin'i lisedeyken üniversiteye hazırlık aşamasında o zaman cemaat olarak bildiği evlerde ders çalışırken tanıdığını, yaklaşık 6 ay-1 yıllık bir süreçte evlere gelip gitmek şeklinde ortak zamanları olduğunu, Yusuf'un üstünde olan Cihat isimli bir şahsın polis ve askeri okullara ilişkin hazırlayabileceklerini söylemeleri sonrası ailelerinin olurunu alıp kendisinin farklı bir dershaneye Mehmet Emin'in de Bağcılar'da Uğur isimli dershaneye kaydını yaptırdığını, sınavımızı kazandıktan sonra yine bu Cihat isimli şahısın Bağcılar'daki Medicine Hospital Hastanesi'ne götürüp muayenelerini yaptırdığını, orada ücret ödemediklerini, Hasan isimli başka bir şahısın mülakatlarda herkesle tek tek ne yapması gerektiği hususunda konuştuğunu, sınavları kazandıktan sonra Mehmet Emin'le çok buluşma fırsatı olmadığını, Mehmet Emin'in sınavı kazandıktan sonra cemaatle bir ilişkisi olup olmadığını bilmediğini, kovuşturma aşamasında tanık A.T. sanığın kaldıkları eve birkaç kere misafir olarak geldiğini, onun haricinde çok fazla kalmadığını beyan etmişlerdir. Sanık soruşturma aşamasında örgüt ile hiçbir bağının olmadığını, astsubaylık sınavına örgütün yönlendirmesi ile girmediğini, tüm kuvvetlerin sınavlarına girdiğini, sadece üçünün fiziki testini geçmesine rağmen sözlü sınavda elendiğini, sadece Hava Kuvvetleri'ni kazanması sebebiyle Hava Kuvvetlerine gittiğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. Sanığın kovuşturma aşamasında benzer şekilde savunmada bulunarak suçlamayı kabul etmemiş ve tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, söylediklerinin doğru olmadığını beyan etmiştir. Tanıkların beyanlarından anlaşıldığı üzere, uzun zamandır örgüte organik bağı bulunan sanığın önemli bir yapılanma olan Silahlı Kuvvetler yapılanması içerisinde yer aldığı, birbirlerini doğrulayan tanıkların beyanlarından anlaşıldığı gibi sanığın lise döneminde örgüt ile tanıştığı örgüt mensuplarınn teşviki ve yardımı ile askeri okullara yönlendirildiği, hatta bunun için örgüte ait olmayan bır dersaneye gönderildiği imtihanda başarılı olması için çalıştırıldığı, ...’nin Kara Harp Okulunu kazanmasını bu Yusuf kod şahsın istediği, sınavı kazandıktan sonra yine bu Cihat isimli şahıs tarafından Bağcılar'daki Medicine Hospital Hastanesi'ne götürüp muayene yaptırdığı, ücret ödemediği, tanık beyanın da bu durumu "Mülakatlarda herkesle tek tek ne yapmamız gerektiği hususunda konuştu. Sınavları kazandıktan sonra Mehmet Emin'le çok buluşma fırsatımız olmadı."şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın tanıklarla birlikte aynı otelde kalmadıklarını savunduğu tanıkların ise birlikte otelde kaldıklarını beyan ettikleri, konaklama kayıtlarından da bu hususun ortaya çıktığı, bu kapsamda örgüt mensuplarının silahlı kuvvetlere yerleştirilmesi için eğiminin, sınav sürecinin, sağlık durumlarının örgüt tarafından belirlendiği ve yönlendirildiği, silahlı kuvvetlere yerleşmeleri sağlandıktan sonrada sözde abilere bağlığının devam etiiği tespit edildiğinden eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın, amacı, stratejisi yapılanması ve faaliyetleri itibariyle Ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun bu haliyle sübut bulduğu kanaatine varılmıştır. FETÖ/PDY örgütünün silahlı bir örgüt olması nedeniyle sanığın eylemine uyan suçtan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden bulunmaması nedeniyle takdiren alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığa verilen ceza 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi ile artırılmış, sanığın yargılama aşamasında olumsuz bir davranışının bulunmaması lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığın verilen ceza TCK 62. maddesi ile indirilmiş, sanık hakkında TCK 53, 58/9 ve 63 üncü maddeleri de uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede; 1. Aynı doğrultudaki üç farklı tanık beyanından anlaşılacağı üzere, sanığın lise döneminde ders çalışmak üzere tanıklarla birlikte o dönemki adıyla cemaat evine gidip geldiği, bu evde sanık ve tanıklara örgüt elebaşısının vaazlarının dinletildiği bu suretle sanık ve tanıkların sohbetlere dahil edildiği, bir süre sonra Yusuf kod isimli ev abisinin sanığa ve tanıklara askeri okullara gitmeleri bu yönde çalışmaları gerektiği yönünde yönlendirme yapıldığı, sanığın da diğer arkadaşları gibi askeri okullara gitme amacıyla çalışmayı kabul ettiği, Yusuf kodun sanığa Kara Harp Okuluna gitmesi yönünde ısrarcı olduğu, uzun bir döneme yaygın süren çalışmaların ve sohbetlerin neticesinde sanık ve tanıkların askeri okul sınavlarını kazandığı, bunun üzerine Yusuf kod isimli örgüt üyesinin sanık ve tanıkların muayeneleri ile ilgilenmesi için Cihat kod adlı örgüt üyesine sanığı ve tanıkları emanet ettiği, daha sonra Yusuf kod isimli kişinin sanığı mülakatta nasıl davranması ve tek tek ne yapması konusunda eğittiği, sanığın öncesinde sıklıkla devam ettiği sohbetlere 17/25 Aralık sürecinden sonra da seyrek de olsa devam ettiği yönünde beyanlar bulunduğu görülmektedir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları itibarıyla sanığın 17/25 Aralık sürecinden önce adı sohbet olan toplantılara sıklıkla katılan, bu süreç sonrasında da artık örgütsel toplantılar olduğu yönünde şüphe kalmayan toplantılara katılmaya devam eden ve irtibatını ne zaman kestiği tespit edilemeyen, örgüt üyesi tarafından askeri okullara özel olarak hazırlanan, sınavın kazanılması sonrasında muayenesiyle ve gireceği mülakat ile bizzat ilgilenilen sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 2. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak, sanığın sunduğu 21.12.2022 tarihli dilekçesi itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi, örgütle ilk olarak tanışma sürecini anlatması karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2019/435 Esas, 2020/1194 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21611, K. 2023/950, T. 06.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-21611-e-2023-950-k-a652cb08e7fe