Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20835 E. 2024/4955 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/20835
- Karar No
- 2024/4955
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3029 E., 2019/1963 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2017/12 - 2018/138 sayılı kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER :Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, II. Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak; 1-Sanıklar ... ve ... yönünden; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE. Ancak; Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde, suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayini, 2-Sanık ... Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması ve savunmasının denetlenmesi bakımından; hükümden sonra gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının duruşmada CMK'nın 217/1 inci maddesi uyarınca okunarak tartışılmasından ve suçun sübutu bakımından belirleyici delil olup CMK'nın 210 uncu maddesine aykırı olarak talimatla dinlenen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.