Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20716 E. 2025/13504 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/20716
Karar No
2025/13504
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2019/250 E.- 2020/369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2018/205 E. - 2018/342 K. SUÇ: Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlali HÜKÜM: 1. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan; CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlali suçlarından ayrı ayrı; CMK’nın 223/2-b maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi 3. TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1, 58/9-6 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Katılan vekili 10.04.2020 tarihli temyiz dilekçesinde, 5237 sayılı TCK’nın 309 ve 311 inci maddelerinde düzenlenen suçlara ilişkin temyiz talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamına göre, sanık hakkında anılan suçlar yönünden kamu davası açılmadığı ve temyiz kanun yoluna konu edilebilecek bir hükmün de bulunmadığı belirlenerek; I. Maliye Hazinesi vekilinin (Cumhurbaşkanlığına izafeten) kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlali suçlarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Sanık hakkında kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlali suçlarından, ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı CMK’nın 279/1 inci maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla; anılan suçlar yönünden temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına ilişkin katılan vekilinin; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin ise sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararı yönünden; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, B. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise ilgili kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3 üncü maddesinin (d) bendi ve Anayasanın 36. maddesi ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması gerektiği gözetilmeden; ... isimli şahsın ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 3. Sanığın ihraç edilmeden önce emniyet mensubu olduğu hususu da nazara alındığında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporu, bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık ...’un daha önce hakim huzurunda alınmış ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin hakimlik kararı getirtilerek sanık hakkında düzenlenen bir kayıt olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 58/6 ncı maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/20716, K. 2025/13504, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-20716-e-2025-13504-k-82e86e25f2b0