Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/19127 E. 2025/11858 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/19127
- Karar No
- 2025/11858
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1241 E., 2018/1586 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/302 E., 2018/49 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53/1-3.i 5275 sayılı Kanun'un 107/4, 108, TCK'nın 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun'a eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; 1. Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı TCK’nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken ... cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, 2. Yardımın niteliğine göre TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 3. Sanık hakkında belirlenen ... ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.